1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 16 Mayıs 2012 Çarşamba 19:42
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
A. Esra Yalazan KAMERİYE 17.07.2011
A. Esra Yalazan
Cesaret, Lord Jim ve J. Conrad...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
A. Esra Yalazan - Cesaret, Lord Jim ve J. Conrad... A. Esra Yalazan - Cesaret, Lord Jim ve J. Conrad... A. Esra Yalazan - Cesaret, Lord Jim ve J. Conrad... A. Esra Yalazan - Cesaret, Lord Jim ve J. Conrad... A. Esra Yalazan - Cesaret, Lord Jim ve J. Conrad... A. Esra Yalazan - Cesaret, Lord Jim ve J. Conrad... A. Esra Yalazan - Cesaret, Lord Jim ve J. Conrad... A. Esra Yalazan - Cesaret, Lord Jim ve J. Conrad...
A. Esra Yalazan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Cesaret, Lord Jim ve J. Conrad...

Adını, kokusunu, tadını bilmediğim ince, uzun, laciverdi bir yemişin kabuk içinde denizin uysal kıpırtısıyla sallanırken yeryüzünde tek ve tenha kalmışım. İğnelerini suya ılık esintilerle salan çamların gölgesinde hayallere teslim olmayalı çok olmuş. Boylu boyunca uzandığım güvertenin ahşap koynunda, kekiklerin kokusuyla sarhoş kayaların yalnızlığını izliyorum. Onlara sağlam kökleriyle tutunan ağaçlar, yiğit birer savaşçı gibi fırtınalara, yağmurlara, zamana direnmenin gururuyla tebessüm ediyor. Vahşi tabiat onları daha da cesur kılmış. Altın sırlı bir ayna gibi parlayan denize eğilip depremlerle defalarca batan şehrin yosunlu taşlarıyla konuşuyorlar sanki. Münzevi deniz, ormanın uğultulu karanlığının tersine sükûnetiyle gevşetiyor.

Çekirge seslerinin çıtırtılı döngüsü, kurbağa sesiyle konuşan dalgıç kuşları, tek başına haykıran bir karga, deniz kırlangıçları, karada cıvıldaşan çocuk sesleri, hayatın hep öyle süreceği müjdesiyle aklı büsbütün kandırmış. Düşünceler, çobanından kurtulan koyun sürüsü gibi dağların eteklerinde serserilik yapıyor. Mahmur duygular uyuşukluğun koynuna sığınmış. Deniz canlıları, soğuk dip akıntılarda bilmedikleri düşmanlarına karşı kendilerini görünmez kılmak için dalgalanıp duruyor, ama ben onları görebiliyorum. Asla kavuşamayacakları başka varlıkların rüyasıyla avunuyorlar. Etraflarını kuşatan adalarda kayıp kilise için çalışan arkeologların gürültüsü onları hiç ürkütmüyor nedense. Hepimiz kendi iç âlemimizin derinliklerinde birbirlerine benzemeyen hülyalara doğru yüzüyoruz. Onlar dünyanın başlangıcına dair tefekküre dalmış, bense sonuna yaklaşıyorum. Demek ki kâinat yolcularının kesiştiği o büyülü noktada buluşmuşuz. Bilinmeyen bir iradenin kudretine teslim olmanın, bilenenin sır perdesini aralamanın rahatlığıyla gevşemişiz. Hepimiz tecelli edenin tabiattaki işaretlerini yaşam mucizesiyle idrak etmişiz sanki. Korkmuyoruz ama korkunun ilkel bir şarkı gibi içimizde yankılandığını hissedebiliyoruz. Hayat büsbütün ıssız!

 


‘Korkuların babası hayal gücü’

Tabiatın şiiriyle başı dönen bütün dalgınlar gibi uykuyla bu dünyadan uzaklaştığımda onu gördüm. Yoksa duydum mu demeliydim? Lord Jim hararetle maceralarını anlatırken çizgili alnını, güneş yanığı yüzünü, camgöbeği suyun yansımasıyla parlayan mavi gözlerini seyrediyordum. İhtiyar Marlow’a cesaretin ve korkunun zaaflarından, erdemlerinden, küçülten zehrinden, inançlarını kolayca terk eden insanın eksilişinden bahsediyordu.

 Jim, onu yaratan yazar Conrad’ın kendisi gibi idealist bir gençti. Patna isimli bir gemiyle yola çıktığında başına gelenler onda derin bir iz bırakmıştı. Rüyamda yelken direklerini tepesine tırmanıp, batan gemilerden insanları kurtarıyordu. Köpükler arasında cılız vücuduyla halatları çekmeye çalışıyor, açık denizlerde öfkeli isyanları bastırıyordu. Arada gözlerimi açıp tekrar uykuya daldığımda okyanusun ortasında can çekişen insanları yüreklendirdiğini fark edip seviniyordum. Sanırım romanın başında kendisini hayal ettiği haliyle aklımda kalmıştı. Hâlbuki o pek çoğumuz gibi cesur taklidi yapabilen bir ‘korkaktı’.

Zihnim uykunun mahmurluğundan sıyrıldığında hatırladıklarım konuşmaları bir yapboz oyununun parçaları gibi birleştirmeye çalıştım. Geri gelmiyordu hiçbiri. Suya başını usulca dayamış yelkenlimizin dümenindeki yanık yüzlü kaptana baktım. Gülümsedi bana sıcacık, aklımdan geçenleri bilemezdi elbet. Ben o sırada Jim’in kaçmaya çalıştığı Patna isimli gemideydim. Bir asır öncesinin insanlarıyla sonu bilinmeyen bir seyahate çıkmıştım.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer A. Esra Yalazan Makaleleri:
  1. Varoluş sancısı, vicdan ve A. Camus - 13.05.2012
  2. Aşkın kuytusunda tenha bir kadın; Clara Schumann - 06.05.2012
  3. Özür - 29.04.2012
  4. ‘Molière Efendi’, yasaklar ve Bulgakov - 22.04.2012
  5. Varlığın bütün yüzleri ve Şeyhmus Dağtekin - 15.04.2012
  6. Yoksulluğun devleri, ‘Fil’ ve Elio Vittorini - 08.04.2012
  7. Tam o an, ‘Saatler’ ve ‘Mrs. Dalloway’... - 01.04.2012
  8. ‘Mavi Uzaklar’dan Herman Hesse’ye mektup var... - 25.03.2012
  9. - - 18.03.2012
  10. Gezgin yazarlar ve erken bahar... - 11.03.2012
  11. Sevilenler, sevemeyenler ve Carson McCullers - 04.03.2012
  12. Aşkın çocukluğu ve Ana Maria Matute - 26.02.2012
  13. Sırların sesi ve Tayeb Salih - 19.02.2012
  14. Zweig’ın içinden çıkan Montaigne - 12.02.2012
  15. ‘Sur Kenti Hikâyeleri’, merhamet ve Ali Ayçil - 05.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Bir hükümeti kuramadılar
  Elektronik devleri TV için birleşecek
  Yapı Kredi hizmette ‘engel’ tanımıyor
  Avea, 800 engelliyi iş sahibi yapacak
  Ziraat’in ilk çeyrek kârı 658 milyon TL
  Her türlü çabayı göstermeliyiz
  İtalyan bankalarına Moody’s tırpanı
  İtalyan ve Yunan anarşist işbirliği
  Anlaşma demokrasi için tehdit
  Facebook hisse satış fiyatını yükseltti
  Daha sıkı kurallara ihtiyacımız var
  Büyüyen kriz çocukları da etkiliyor
  Avro Bölgesi ilk üç ay yerinde saydı
  İstanbul kira artışında liderliği elinde tutuyor
  Merkel ve Sarkozy tümüyle başarısız

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 16.05.2012
Pardayanlar
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 16.05.2012
Tertip için iki olasılık : (1) içerden provokasyon
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 16.05.2012
Arınç sahip çıkıyor, medya nerede
AÇILIM
Emre Uslu - 16.05.2012
Bu da PKK’nın yeni stratejisi...
MEO VOTO
Mithat Sancar - 16.05.2012
Medeniyet kaybından toplumsal çözülmeye
SOLDUYU
Roni Margulies - 16.05.2012
Minibüsçüler, Atatürk ve AK Parti
TELESİYEJ
Telesiyej - 16.05.2012
Cem Özer çıktı meydane, sözleri birbirinden merdane!
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 16.05.2012
Fanatizm değil, kimlik sorunu
KOZMİK KÖŞE
Mehmet Baransu - 16.05.2012
Güle güle Demirören...
SAĞLI SOLLU
Gürbüz Özaltınlı - 16.05.2012
Kültür savaşları
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 16.05.2012
Avrupa endişesi gittikçe artıyor
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 16.05.2012
Kültür popüler ise, demokrasi topaldır totemi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 16.05.2012
Behzat Ç. göreve!
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 16.05.2012
Terörist travesti...
ŞARZÖR
Ayça Şen - 16.05.2012
Güneş balçıkla sıvandı
SARHOŞ SAYDAMLIK
Solmaz Kamuran - 16.05.2012
Şarabın ve yazının gizemi
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

A. Esra Yalazan - "Cesaret, Lord Jim ve J. Conrad..." başlıklı köşe yazısı
16.05.2012 19:42:47