1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 16 Mayıs 2012 Çarşamba 19:45
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
A. Esra Yalazan KAMERİYE 28.08.2011
A. Esra Yalazan
Erken sonbahar ve Seyhan Erözçelik
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
A. Esra Yalazan - Erken sonbahar ve Seyhan Erözçelik A. Esra Yalazan - Erken sonbahar ve Seyhan Erözçelik A. Esra Yalazan - Erken sonbahar ve Seyhan Erözçelik A. Esra Yalazan - Erken sonbahar ve Seyhan Erözçelik A. Esra Yalazan - Erken sonbahar ve Seyhan Erözçelik A. Esra Yalazan - Erken sonbahar ve Seyhan Erözçelik A. Esra Yalazan - Erken sonbahar ve Seyhan Erözçelik A. Esra Yalazan - Erken sonbahar ve Seyhan Erözçelik
A. Esra Yalazan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Erken sonbahar ve Seyhan Erözçelik

Arkasına bakmadan çekip giden küstah yaza hiç aldırmadan, tenha bahçelerde dolaşan serseri kedilere, döne döne düşen kuru yaprakların sessizliğine, kırık banklarda oturan ihtiyarların durgunluğuna eşlik ederken hayallerimle avunuyordum. Erken sonbaharı müjdeleyen serin rüzgârlarla yelkenliler gibi şişen perdeler yazma arzumu kışkırtmıştı. Yeni mevsimi iştiyakla karşılayan ışıklar, onun önünde secde eder gibi usulca eğilecek, sular hafiften ürperecek, akşamüstleri boğazın laciverdi suları bakır rengine bürünüp güzelliğine inananı mest edecek, diyordum.


Geçmiş sonbaharlardan kalan hatıralarla yaşama hevesimiz büyüyecekti. Ben insanı huzurlu kılan bayram yazısının rehavetiyle biraz gevşeyecektim. Günlerdir gezdiğim cami avlularında, bakışlarıma değen insanların maneviyat âlemine açılan ruh halini anlatabilmek için uğraşacaktım.
Okumak istediğim bir yazının kırık dökük cümleleriyle oyalanmak beni iyileştirecekti belki. Beceremesem de ilahilerin, duaların, teravihinin, zikrin kalbi nasıl yumuşattığını kelamın kudretine sığınarak yazmayı deneyecektim. Acının, kederin bizi insan kıldığını, ‘yaralayanın’ aslında gün gelip bizi iyileştirebildiğini fısıldayacaktım size.


Amak-ı Hayal
vardı çantamda. Ruh ve madde arasında varlığın hakiki manasını arayan Raci’nin hayali yolculuklarını okuyordum arada. Mezarlıktaki kulübesinde yaşayan Aynalı Baba ile konuşup duran Raci’nin puslu zihni her katmanda biraz daha derinleşip, açılıyordu. Karanlık ruhunun önünden bir perde kalkınca diğerine hazırlanıyordu. Onunla birlikte Hiçlik zirvesine, Zerdüşt diyarına, Kaf Dağı’na, kimsenin ayak basmadığı tımarhanelere gidip hem eğleniyor, hem de öğreniyordum. Ramazan’ın uhrevi ahengine, sadeliğine yakışır bir kitap, diyordum içimden. Yine edebiyatın şefkatine sığınarak iyileşecektim.

O hikâyelerle dolaşırken Seyhan aradı. “Naber, nasıl gidiyor, iyi misin, bütün şiir kitapların birer birer tekrar gün ışığına çıkıyor. Ne güzel değil mi” dedim. “Evet, çok seviniyorum ben de” dedi heyecanla. Öyle konuştuk biraz. “Neden acele ediyorsun, ne bu telaş bir durup kendine biraz baksana sen” diye söylendim arada. Homurdandı her zamanki gibi. Manava girdim, taze barbunya arıyordum. “Neyse, sonra konuşalım” dedim. Kısa, yanık kokan bir sessizlik oldu. “Tamam, sonra konuşalım” dedi. İki gün sonra sabaha karşı Levent aradı. Ağlıyordu. Sustum. “Sonra konuşalım istersen” dedim. Kapattık. Sessizlik ağır bir taş gibi çöktü içime. Dünyanın müziği büsbütün sustu. Telefon yine çaldı. Ortak bir dostumuz daha aradı. Ağlıyordu. Sustum. “Seni sonra ararım” dedi. Kapattık. Yatakta öylece içi boşaltılmış bez bir bebek gibi oturuyordum. Kalkıp çalışma odama gittim. Seyhan’ın hediye ettiği gül ağacından yapılma kutuyu açıp kokladım. Biraz ağladım. “Tamam, Seyhan sonra konuşuruz o halde” dedim. Sustum.

 


‘Çiçeğin açması da bir tür şiir’

Şimdi onun çok sevdiği şair ve söz yazarı Bulat Okucava’nın karnı gıdıklayan harfleri birbirine sürterek söylediği şarkıları dinliyorum. ‘Ah Arbat’ diye iç çekip, sözcükleri yumuşatarak uzatıyor şair. ‘Ah Seyhan, Ah’ duramadın, diyorum. ‘Gül ve Telve’ kitabının’ 16. Falına ek olarak koyduğu Okucava şarkısının sözleri geliyor aklıma. Kitabı fal bakar gibi açıp buluyorum o şiiri: “Geçmiş dönmez, mümkün değil, yas tutulacak bir şey yok bunda./ Her devrin kendine ait bir güzelliği var/ Ama gene de üzülüyorum işte/ Artık yemek yiyemeyeceğiz/ Aleksandr Sergeyeviç’le, Yar Meyhanesi’ne gidemeyeceğiz iki kadehliğine.” Sonra o kaseti kapının önüne bıraktığı günü hatırlıyorum. O zaman birbirine dolanan kaset bantları ve ‘çok acılı’ aşklar vardı. Dünya güzeldi, cep telefonu yoktu. Sokakların sarhoşluğundan sıkılınca birbirimizin evlerine sığınır şiirlerden ve eksik sevdalardan konuşurduk. Gürültülü kavga severdik. Ahizeli telefonların kordonları kavga ettiğimizde balkondan fırlatıp geri çekmeye yarardı.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer A. Esra Yalazan Makaleleri:
  1. Varoluş sancısı, vicdan ve A. Camus - 13.05.2012
  2. Aşkın kuytusunda tenha bir kadın; Clara Schumann - 06.05.2012
  3. Özür - 29.04.2012
  4. ‘Molière Efendi’, yasaklar ve Bulgakov - 22.04.2012
  5. Varlığın bütün yüzleri ve Şeyhmus Dağtekin - 15.04.2012
  6. Yoksulluğun devleri, ‘Fil’ ve Elio Vittorini - 08.04.2012
  7. Tam o an, ‘Saatler’ ve ‘Mrs. Dalloway’... - 01.04.2012
  8. ‘Mavi Uzaklar’dan Herman Hesse’ye mektup var... - 25.03.2012
  9. - - 18.03.2012
  10. Gezgin yazarlar ve erken bahar... - 11.03.2012
  11. Sevilenler, sevemeyenler ve Carson McCullers - 04.03.2012
  12. Aşkın çocukluğu ve Ana Maria Matute - 26.02.2012
  13. Sırların sesi ve Tayeb Salih - 19.02.2012
  14. Zweig’ın içinden çıkan Montaigne - 12.02.2012
  15. ‘Sur Kenti Hikâyeleri’, merhamet ve Ali Ayçil - 05.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Bir hükümeti kuramadılar
  Elektronik devleri TV için birleşecek
  Yapı Kredi hizmette ‘engel’ tanımıyor
  Avea, 800 engelliyi iş sahibi yapacak
  Ziraat’in ilk çeyrek kârı 658 milyon TL
  Her türlü çabayı göstermeliyiz
  İtalyan bankalarına Moody’s tırpanı
  İtalyan ve Yunan anarşist işbirliği
  Anlaşma demokrasi için tehdit
  Facebook hisse satış fiyatını yükseltti
  Daha sıkı kurallara ihtiyacımız var
  Büyüyen kriz çocukları da etkiliyor
  Avro Bölgesi ilk üç ay yerinde saydı
  İstanbul kira artışında liderliği elinde tutuyor
  Merkel ve Sarkozy tümüyle başarısız

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 16.05.2012
Pardayanlar
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 16.05.2012
Tertip için iki olasılık : (1) içerden provokasyon
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 16.05.2012
Arınç sahip çıkıyor, medya nerede
AÇILIM
Emre Uslu - 16.05.2012
Bu da PKK’nın yeni stratejisi...
MEO VOTO
Mithat Sancar - 16.05.2012
Medeniyet kaybından toplumsal çözülmeye
SOLDUYU
Roni Margulies - 16.05.2012
Minibüsçüler, Atatürk ve AK Parti
TELESİYEJ
Telesiyej - 16.05.2012
Cem Özer çıktı meydane, sözleri birbirinden merdane!
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 16.05.2012
Fanatizm değil, kimlik sorunu
KOZMİK KÖŞE
Mehmet Baransu - 16.05.2012
Güle güle Demirören...
SAĞLI SOLLU
Gürbüz Özaltınlı - 16.05.2012
Kültür savaşları
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 16.05.2012
Avrupa endişesi gittikçe artıyor
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 16.05.2012
Kültür popüler ise, demokrasi topaldır totemi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 16.05.2012
Behzat Ç. göreve!
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 16.05.2012
Terörist travesti...
ŞARZÖR
Ayça Şen - 16.05.2012
Güneş balçıkla sıvandı
SARHOŞ SAYDAMLIK
Solmaz Kamuran - 16.05.2012
Şarabın ve yazının gizemi
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

A. Esra Yalazan - "Erken sonbahar ve Seyhan Erözçelik" başlıklı köşe yazısı
16.05.2012 19:45:35