1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 16 Mayıs 2012 Çarşamba 19:46
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
A. Esra Yalazan KAMERİYE 31.07.2011
A. Esra Yalazan
Gerçekle kurgu arasında gizlenirken soyunan bir yazar: J.M. Coetzee
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
A. Esra Yalazan - Gerçekle kurgu arasında gizlenirken soyunan bir yazar: J.M. Coetzee A. Esra Yalazan - Gerçekle kurgu arasında gizlenirken soyunan bir yazar: J.M. Coetzee A. Esra Yalazan - Gerçekle kurgu arasında gizlenirken soyunan bir yazar: J.M. Coetzee A. Esra Yalazan - Gerçekle kurgu arasında gizlenirken soyunan bir yazar: J.M. Coetzee A. Esra Yalazan - Gerçekle kurgu arasında gizlenirken soyunan bir yazar: J.M. Coetzee A. Esra Yalazan - Gerçekle kurgu arasında gizlenirken soyunan bir yazar: J.M. Coetzee A. Esra Yalazan - Gerçekle kurgu arasında gizlenirken soyunan bir yazar: J.M. Coetzee A. Esra Yalazan - Gerçekle kurgu arasında gizlenirken soyunan bir yazar: J.M. Coetzee
A. Esra Yalazan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Gerçekle kurgu arasında gizlenirken soyunan bir yazar: J.M. Coetzee

Kızıl, sıcak Afrika tozunun uyuşuk adımları boyadığı sokaklarda yürürken avucumda sıktığım pütürlü bir nehir taşı gibi taşıdım onun hayalini. Çocuk haline özenip okaliptüslerdeki güvercinlerin kuğurmasını dinledim. Beyazların, melezlerin ve siyahların görünmez çizgilerle ayrıldığı ve her şeye rağmen en çok siyahların aşağılandığı çürük çöp kokan mahallelerde gençliğiyle yürüdüm. Sonradan okul hayatının en büyük sırrı olduğunu itiraf edeceği Katoliklikle yüzleştiği kiliselerin rutubetli ahşap sıralarında oturdum. Annesinin fotoğraf albümlerini karıştırdığında onun gerçek bir hayatı olmasına şaşırması gibi ürpererek takip ettim utangaç yazarın izlerini. İki okyanusu birleştiren dar ve yüksek burunda durup yüzümü, bedenimi ılık rüzgârlara tutunca, bir yazarın doğduğu coğrafyada onu tasavvur etmenin manasını da idrak ettim.


Capetown’dan uzaklaşıp ufak bir kasabaya yerleşen bir çocuğun hafızasına kaydettiklerinden süzülenleri düşündüm kendime doğru yaptığım o ıssız yolculukta. Kim bilir kaç kez şiir kitaplarını çantasına atıp saklandığı tropikal bahçelerde, ayaklarını yakan kızgın kumlarda, insansız, köpeksiz parklarda, öğretmenlik yaptığı üniversitelerin tenha avlularında dolaştım günlerce. Annesi kadar sevdiği çiftliklere girdiğimde kesif bir yalnızlık duygusuyla gece kuşlarıyla muhabbet edişini işittim.
Birbirlerine mırıldanan, tüylerini hışırdatan uysal hayvanların arasında kendini neden güvende hissettiğini daha iyi anladım.

Yıllar evvel sevdiğim bir yazarın silik hatıralarının izini sürerken, Nobel alacağını onun gibi bilmiyordum. Ümit ediyor muydu, bilinmez. Belki de ilerde ‘kurgusal otobiyografi’ diye nitelenecek olan Taşra Hayatından Manzaralar’da itiraf edeceği gibi ölüme edebiyatla direnmek ve sonsuzlukta yitip gitmemek için yazıya sıkıca tutunmuştu.

 


Mahcup ve mütevazı...

Peki, yaşlanmayı, karşılıksız aşkı, insanı hüzünlü bir varlık yapan yalnızlığın yorgunluğunu, şiddeti, utancı, vahşeti, vicdanı, zulmü, adalet bilincini romanlarında anlatan Coetzee, neden hayatını kurgulayarak yazmayı tercih etti nihayetinde? Bu kitabın örtülü cümleleri arasında dolaşırken, insanın karanlıkta kalan yanını sorgulamayı seven bir okur olarak meraktan ziyade yoğun bir merhamet hissiyle ne yaptığını anlamaya çalıştım. Sanırım kendini küçümsediği, hatta fena halde aşağıladığı durumlarda bile hikâyelerini ancak kurmaca bir metne dönüştürerek ifade edebildiğini göstermek istedi. Seçtiği yönteme pek şaşırmadım. Onun gibi ‘mahcup ve mütevazı’ bir yazarın, hayatını benzersiz olduğu için değil de ‘sıradan insanın’ dünyanın büyük boşluğunda salındığını göstermek için yazması anlaşılır.

Türkiye’ye gelmeden evvel yayınevine bile haber vermeyen, röportaj yapmaktan hazzetmeyen yazar, dostunun ayarlayacağı sakin bir organizasyonla tanımadığı bir Türk ailesinin evinde konuk olmak istemiş. O yemeğe katılan dostum, onu ‘zarif ve suskun’ diye tarif ediyor. Gece boyunca kitaplarından, edebiyattan hiç söz etmemiş. Sofradan kalkarken o buluşmayı hayatı boyunca unutmayacağını söylerken sesi titriyormuş. Bu duruşu herkes kendi ölçüleriyle farklı değerlendirebilir elbette. Ben bu tavrı onun ihtiraslı, iddialı, kimi zaman vahşi ama bir o kadar da sükûnet ve iyilik vaat eden romanlarına çok yakıştırdım doğrusu. Bence zekâ gösterisi yapmadan incelikli ayrıntıları resmederek yazdığı ‘Coetzee biyografisinde’ de aynı duruşu sergiliyor.

 


Mesafeli ve içten bir dil.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer A. Esra Yalazan Makaleleri:
  1. Varoluş sancısı, vicdan ve A. Camus - 13.05.2012
  2. Aşkın kuytusunda tenha bir kadın; Clara Schumann - 06.05.2012
  3. Özür - 29.04.2012
  4. ‘Molière Efendi’, yasaklar ve Bulgakov - 22.04.2012
  5. Varlığın bütün yüzleri ve Şeyhmus Dağtekin - 15.04.2012
  6. Yoksulluğun devleri, ‘Fil’ ve Elio Vittorini - 08.04.2012
  7. Tam o an, ‘Saatler’ ve ‘Mrs. Dalloway’... - 01.04.2012
  8. ‘Mavi Uzaklar’dan Herman Hesse’ye mektup var... - 25.03.2012
  9. - - 18.03.2012
  10. Gezgin yazarlar ve erken bahar... - 11.03.2012
  11. Sevilenler, sevemeyenler ve Carson McCullers - 04.03.2012
  12. Aşkın çocukluğu ve Ana Maria Matute - 26.02.2012
  13. Sırların sesi ve Tayeb Salih - 19.02.2012
  14. Zweig’ın içinden çıkan Montaigne - 12.02.2012
  15. ‘Sur Kenti Hikâyeleri’, merhamet ve Ali Ayçil - 05.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Bir hükümeti kuramadılar
  Elektronik devleri TV için birleşecek
  Yapı Kredi hizmette ‘engel’ tanımıyor
  Avea, 800 engelliyi iş sahibi yapacak
  Ziraat’in ilk çeyrek kârı 658 milyon TL
  Her türlü çabayı göstermeliyiz
  İtalyan bankalarına Moody’s tırpanı
  İtalyan ve Yunan anarşist işbirliği
  Anlaşma demokrasi için tehdit
  Facebook hisse satış fiyatını yükseltti
  Daha sıkı kurallara ihtiyacımız var
  Büyüyen kriz çocukları da etkiliyor
  Avro Bölgesi ilk üç ay yerinde saydı
  İstanbul kira artışında liderliği elinde tutuyor
  Merkel ve Sarkozy tümüyle başarısız

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 16.05.2012
Pardayanlar
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 16.05.2012
Tertip için iki olasılık : (1) içerden provokasyon
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 16.05.2012
Arınç sahip çıkıyor, medya nerede
AÇILIM
Emre Uslu - 16.05.2012
Bu da PKK’nın yeni stratejisi...
MEO VOTO
Mithat Sancar - 16.05.2012
Medeniyet kaybından toplumsal çözülmeye
SOLDUYU
Roni Margulies - 16.05.2012
Minibüsçüler, Atatürk ve AK Parti
TELESİYEJ
Telesiyej - 16.05.2012
Cem Özer çıktı meydane, sözleri birbirinden merdane!
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 16.05.2012
Fanatizm değil, kimlik sorunu
KOZMİK KÖŞE
Mehmet Baransu - 16.05.2012
Güle güle Demirören...
SAĞLI SOLLU
Gürbüz Özaltınlı - 16.05.2012
Kültür savaşları
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 16.05.2012
Avrupa endişesi gittikçe artıyor
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 16.05.2012
Kültür popüler ise, demokrasi topaldır totemi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 16.05.2012
Behzat Ç. göreve!
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 16.05.2012
Terörist travesti...
ŞARZÖR
Ayça Şen - 16.05.2012
Güneş balçıkla sıvandı
SARHOŞ SAYDAMLIK
Solmaz Kamuran - 16.05.2012
Şarabın ve yazının gizemi
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

A. Esra Yalazan - "Gerçekle kurgu arasında gizlenirken soyunan bir yazar: J.M. Coetzee" başlıklı köşe yazısı
16.05.2012 19:46:25