1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 16 Mayıs 2012 Çarşamba 19:47
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
A. Esra Yalazan KAMERİYE 24.07.2011
A. Esra Yalazan
Juan Rulfo’nun Meksika’sı ve ‘Pedro Páramo’
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
A. Esra Yalazan - Juan Rulfo’nun Meksika’sı ve ‘Pedro Páramo’ A. Esra Yalazan - Juan Rulfo’nun Meksika’sı ve ‘Pedro Páramo’ A. Esra Yalazan - Juan Rulfo’nun Meksika’sı ve ‘Pedro Páramo’ A. Esra Yalazan - Juan Rulfo’nun Meksika’sı ve ‘Pedro Páramo’ A. Esra Yalazan - Juan Rulfo’nun Meksika’sı ve ‘Pedro Páramo’ A. Esra Yalazan - Juan Rulfo’nun Meksika’sı ve ‘Pedro Páramo’ A. Esra Yalazan - Juan Rulfo’nun Meksika’sı ve ‘Pedro Páramo’ A. Esra Yalazan - Juan Rulfo’nun Meksika’sı ve ‘Pedro Páramo’
A. Esra Yalazan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Juan Rulfo’nun Meksika’sı ve ‘Pedro Páramo’

Biraz sonra kambur bir ağaç gibi bükülen sırt ağrılarınla birlikte uzandığın sedirden doğrulmaya çalışacaksın. Yatakta oylanmanın tadını çıkaramıyorsun. Uykunun mahmurluğu geceden bilincine sızan rüyalarına karışmış. Hep oracıkta kalmak, bir sineğin vızıltısıyla hayatı öylece seyretmek istiyorsun. Tavanın küflü lekelerine, parkenin çatlaklarına, yorgun bacaklarına bakakalıyorsun. Güne başlamak için bir neden arıyorsun kendince. Müphem saatlerin tekinsizliği seni yıldırıyor. Yastığın, saç diplerin havanın nemiyle büsbütün ıslanmış. Kalkıp tavandan boş bir kuş yuvası gibi sarkan ahşap pervaneyi çalıştırmak istiyorsun. Beyhude, mecalin yok. Olduğun yere yığılıyorsun. Köpek havlamaları, martı çığlıkları seni kışkırtmıyor artık. Özgürlüğünü harcayamıyorsun çünkü. Her gün bir öncekinin aynısı sanki... Uyuşukluk, bıkkınlık, uykusuzluk, kayıtsızlık, güvensizlik seni hayallerinden uzaklaştırıyor. Hayatına yabancılaşmanın sebebini yanlış yerlerde arıyorsun. Yanından çağıltılı bir nehir uğultusuyla akıp giden insanların yorgun yüzlerinde, esnafın kavruk çığlıklarında, seni boğan sıkıcı kitaplarda, hatırlamaya çalıştıkça anlamını yitiren düşlerde, kalabalık havaalanlarında, garlarda, gece yürüyüşlerinde şahit olduğun sokak kavgalarında, açık unuttuğun televizyondan yankılanan tiz seslerde saklı değil.

Yaşlanmadan eskimenin garip huzursuzluğunu taşıyorsun içinde. Yaz sıcaklarında çiseleyen yağmur bile canını sıkıyor. Gök kubbe silkinip kendini şöyle bir bıraksa sen de gevşeyeceksin. Varoluşunu reddeden bakışların da değişecek belki. Yalnız bir uyurgezer olmaktan kurtulacaksın. Görebildiklerinin hakikatini idrak etmek için ihtiyacın olan o değişimle nerede karşılaşacağını bilemezsin. Bir gün sahafta bulduğun kitabın arasından çıkan kimsesiz bir mektup senin kıpırtısızlığını yenecek, kimbilir? Ya da anlam veremediğin işaretlerin şifresini, ölümü, yalnızlığı, kendi ışıklı karanlığının içinden geçirerek gösteren bir yazarla tanışacaksın ansızın. O vakit etrafındaki varlıkların daha önce göremediğin derinliklerini algılayacaksın. Hayır, mucizevî bir değişimden bahsetmiyorum. O korkunç bir aldanıştır. Sen soluk alıp verişini başkalarının nefesinde duyacaksın. Kendini sürekli dürten ruhtan kaçamazsın ama korkma; ölüm bilincinin sıkıntısı, karşılıksız bir aşkın ıstırabı, anne özleminin yanık izleri, haksızlığın isyanı bazen başkalarının sessiz kelimelerinde teselli bulur. Başka hikâyelerin seni korunaklı kılan güvenli iç dünyana sızmaya çalışmasına direnme. Dondurulan ânın halka halka genişleyen manasıyla yolculuk ettiğin hayatlarda, kendininkine benzer ne çok ıstırap olduğunu görüp şaşırırsın.

 


Márquez’in ustası...

Hadi kaldır o kapağı artık. Adımların, yamuk parke taşlarında kendi ayak seslerinin yankılanmasını dinleyen başka bir adamınkine karışıyor, duyuyor musun? O yıllar sonra annesinin köyünü ziyarete gelmiş, bak neler anlatıyor: “Comala’ya babamı aramaya geldim; dediklerine bakılırsa burada oturuyormuş, Pedro Páramo adında biriymiş. Annem dedi ki, hakkımız olmayan şeyleri istemeye kalkma. Yalnız bana vermesi gerekip de vermediği şeyleri iste. Bizi böyle unutmasının hesabını sor ondan.” Sen bunları okurken birkaç kırlangıç masmavi göğü yararak geçiyor. Köyün girişindeki tepede oturup sıcakta tüten ovaya, yaprakları kımıldamayan ağaçların yalnızlığına bakıyorsun. Biraz sana, biraz bana benziyorlar ama dur hemen acıma bize. Hafızasına kaydettiklerini kamerasıyla, benzersiz anlatımıyla sonsuz kılan Meksikalı yazar-fotoğrafçı Juan Rulfo, sana düşle gerçeğin sürekli yer değiştirdiği acayip bir hikâye anlatacak biraz sonra.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer A. Esra Yalazan Makaleleri:
  1. Varoluş sancısı, vicdan ve A. Camus - 13.05.2012
  2. Aşkın kuytusunda tenha bir kadın; Clara Schumann - 06.05.2012
  3. Özür - 29.04.2012
  4. ‘Molière Efendi’, yasaklar ve Bulgakov - 22.04.2012
  5. Varlığın bütün yüzleri ve Şeyhmus Dağtekin - 15.04.2012
  6. Yoksulluğun devleri, ‘Fil’ ve Elio Vittorini - 08.04.2012
  7. Tam o an, ‘Saatler’ ve ‘Mrs. Dalloway’... - 01.04.2012
  8. ‘Mavi Uzaklar’dan Herman Hesse’ye mektup var... - 25.03.2012
  9. - - 18.03.2012
  10. Gezgin yazarlar ve erken bahar... - 11.03.2012
  11. Sevilenler, sevemeyenler ve Carson McCullers - 04.03.2012
  12. Aşkın çocukluğu ve Ana Maria Matute - 26.02.2012
  13. Sırların sesi ve Tayeb Salih - 19.02.2012
  14. Zweig’ın içinden çıkan Montaigne - 12.02.2012
  15. ‘Sur Kenti Hikâyeleri’, merhamet ve Ali Ayçil - 05.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Bir hükümeti kuramadılar
  Elektronik devleri TV için birleşecek
  Yapı Kredi hizmette ‘engel’ tanımıyor
  Avea, 800 engelliyi iş sahibi yapacak
  Ziraat’in ilk çeyrek kârı 658 milyon TL
  Her türlü çabayı göstermeliyiz
  İtalyan bankalarına Moody’s tırpanı
  İtalyan ve Yunan anarşist işbirliği
  Anlaşma demokrasi için tehdit
  Facebook hisse satış fiyatını yükseltti
  Daha sıkı kurallara ihtiyacımız var
  Büyüyen kriz çocukları da etkiliyor
  Avro Bölgesi ilk üç ay yerinde saydı
  İstanbul kira artışında liderliği elinde tutuyor
  Merkel ve Sarkozy tümüyle başarısız

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 16.05.2012
Pardayanlar
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 16.05.2012
Tertip için iki olasılık : (1) içerden provokasyon
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 16.05.2012
Arınç sahip çıkıyor, medya nerede
AÇILIM
Emre Uslu - 16.05.2012
Bu da PKK’nın yeni stratejisi...
MEO VOTO
Mithat Sancar - 16.05.2012
Medeniyet kaybından toplumsal çözülmeye
SOLDUYU
Roni Margulies - 16.05.2012
Minibüsçüler, Atatürk ve AK Parti
TELESİYEJ
Telesiyej - 16.05.2012
Cem Özer çıktı meydane, sözleri birbirinden merdane!
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 16.05.2012
Fanatizm değil, kimlik sorunu
KOZMİK KÖŞE
Mehmet Baransu - 16.05.2012
Güle güle Demirören...
SAĞLI SOLLU
Gürbüz Özaltınlı - 16.05.2012
Kültür savaşları
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 16.05.2012
Avrupa endişesi gittikçe artıyor
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 16.05.2012
Kültür popüler ise, demokrasi topaldır totemi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 16.05.2012
Behzat Ç. göreve!
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 16.05.2012
Terörist travesti...
ŞARZÖR
Ayça Şen - 16.05.2012
Güneş balçıkla sıvandı
SARHOŞ SAYDAMLIK
Solmaz Kamuran - 16.05.2012
Şarabın ve yazının gizemi
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

A. Esra Yalazan - "Juan Rulfo’nun Meksika’sı ve ‘Pedro Páramo’" başlıklı köşe yazısı
16.05.2012 19:47:32