1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 16 Mayıs 2012 Çarşamba 19:49
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
A. Esra Yalazan KAMERİYE 25.12.2011
A. Esra Yalazan
Karanlıkta ışıldayan bir ‘söz kuyumcusu’: Cemil Meriç
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
A. Esra Yalazan - Karanlıkta ışıldayan bir ‘söz kuyumcusu’: Cemil Meriç A. Esra Yalazan - Karanlıkta ışıldayan bir ‘söz kuyumcusu’: Cemil Meriç A. Esra Yalazan - Karanlıkta ışıldayan bir ‘söz kuyumcusu’: Cemil Meriç A. Esra Yalazan - Karanlıkta ışıldayan bir ‘söz kuyumcusu’: Cemil Meriç A. Esra Yalazan - Karanlıkta ışıldayan bir ‘söz kuyumcusu’: Cemil Meriç A. Esra Yalazan - Karanlıkta ışıldayan bir ‘söz kuyumcusu’: Cemil Meriç A. Esra Yalazan - Karanlıkta ışıldayan bir ‘söz kuyumcusu’: Cemil Meriç A. Esra Yalazan - Karanlıkta ışıldayan bir ‘söz kuyumcusu’: Cemil Meriç
A. Esra Yalazan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

İç çeken yorgun bir ihtiyar misali inleyen fırtınayla camları kırbaçlayan yağmurun hiddetli sesini dinlerken, onun gibi gözlerimi kısıp kitaplarının üzerine eğilerek düşüncelerini şifresini çözmeye çalıştım. Ne çok hatıra, sevda, özlem, kırgınlık, pişmanlık, hayal, umut, biriktirmiş. Birlikte yarattığımız zamansız bir hikâyede kendimi bakışına yerleştirmek istedim. Suretimi ve dünyanın kıvrımlarını, kuytusunda barındırdığı çelişkileri oradan seyretme hevesiyle bir sincap gibi heyecanla zıpladım sayfalar arasında. İç dünyasından taşanların bir parçası olmayı arzuladığımdan belki, korkularına, kibrine, hüznüne eşlik ederken okumanın insanları birbirine akraba kılan kudretini düşündüm. Hem çok yakın hem de büsbütün yabancıydık. Bu medcezirli mesafe tuhaf bir şekilde bizi birbirimize yabancılaştırıp özgürleştiriyordu. Çalışma odasında siyah gözlükleriyle kendi karanlığında gezinen yazarın sigarasından yükselen mavi dumanlarla benimkilerin arasında sağlam bir yer buldum. Okuduğum her cümle –katılmadıklarım bile– bana insanların ‘okuyanlar ve okumayanlar’ gibi keskin bir dönemecin ucunda ikiye ayrıldığını söylüyordu. Klişe gibi görünen bu saf inançla epey eğlendim bir süre.

Hâlbuki insanın ancak bir başkasını anlamaya çaba göstererek hakikatini keşfettiğini öğreneli çok oldu. Bunu kitaplardan mı öğrendim, yaşayarak mı tam bilmiyorum. Bize benzemeyen bir insanın ırmağından akan duyguların, resimlerin, düşüncelerin ne kadarı bizimkiyle buluşabiliyor? Biz o akışın hayatımızı değiştirmesine ne kadar müsaade ediyoruz? Pek etmiyoruz galiba. Tabiatımızın güçlü bir yanı merak duymadan, kuşkulanmadan, endişelenmeden mutlu olamayacağımızı söylüyor. Onu kışkırtan diğer yanımızsa aklımızı kemiren şüphelerden uzak, sükûnete kavuşmuş dingin bir ruha kavuşmamızı tavsiye ediyor. İşte o dikenli yolda yürürken Cemil Meriç’in hayatından damıttığı kelimelerle ‘genişleyip’, her defasında biraz şaşırıyorum. Zihninin ırmağında yüzerken geniş bir anlam ve düşünce atlasında kayboluyorum. Tarif etmekte zorlandığım acı bir zıtlık barındırıyor cümleleri. Şefkatli ve huysuz bir büyükbaba gibi o. Hırçınlığı, huysuzluğu, açık sözlülüğü, tevazuu, derin maneviyatı, çelişkileri, keskin tenkitçiliği ve kendi üzerine kapanan karanlığıyla benzersiz bir ‘söz kuyumcusunun’ dükkânına girmiş gibi hissediyorum.

 


Karanlığın içinden...

O dükkânın çalışkan sahibi, bu coğrafyanın kadim kültürü, gelenekleri, dili, sezgileri ve hassasiyetleriyle dünyayı seyre dalıyor. Genç yaşında gözlerinin feri usul usul sönerken, o kendisini hırpalayarak öğrendiklerine anlamlandırmaya ve kayda geçirmeye devam ediyor. Ve henüz kırklı yaşlarının başında dünyasını aydınlatan lambanın düğmesi kapanıveriyor. Simsiyah bir odada yalnız başına bırakılmış bir çocuk gibi titrese de hemen korkularına teslim olmuyor. Karamsarlığın girdabında boğulduğu vakit yazdıkları onunla ilgili meraklarımı kısmen giderdi: “Sessiz, uyuşuk, kendi kendine yeten bir hayat. Ve ebediyete yönelen bir ihtiras, ebediyete ve kâinata. Kelimeler dünyasının sultanı olmak, zindanımda hayır fildişi kulemde, sanatın ve düşüncenin gökdelenlerini inşa etmek... Kader buna imkân vermedi. Nemezis’in parmakları gözlerime uzandı”. (15.10.1966). Yine o yıllarda, yolun sonuna geldiğini kendine has çıplak sesiyle yazmış: “Gözlerimi, yani her şeyimi kaybetmiştim. Tekrar çarka takıldım. Ölümü bir münci olarak arıyordum. Meselelerimi ancak o çözebilirdi, korkak olduğum için intihar edemedim... Beklediğim bir şey yoktu. Yazdıklarım hiçbir yankı uyandırmamıştı.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer A. Esra Yalazan Makaleleri:
  1. Varoluş sancısı, vicdan ve A. Camus - 13.05.2012
  2. Aşkın kuytusunda tenha bir kadın; Clara Schumann - 06.05.2012
  3. Özür - 29.04.2012
  4. ‘Molière Efendi’, yasaklar ve Bulgakov - 22.04.2012
  5. Varlığın bütün yüzleri ve Şeyhmus Dağtekin - 15.04.2012
  6. Yoksulluğun devleri, ‘Fil’ ve Elio Vittorini - 08.04.2012
  7. Tam o an, ‘Saatler’ ve ‘Mrs. Dalloway’... - 01.04.2012
  8. ‘Mavi Uzaklar’dan Herman Hesse’ye mektup var... - 25.03.2012
  9. - - 18.03.2012
  10. Gezgin yazarlar ve erken bahar... - 11.03.2012
  11. Sevilenler, sevemeyenler ve Carson McCullers - 04.03.2012
  12. Aşkın çocukluğu ve Ana Maria Matute - 26.02.2012
  13. Sırların sesi ve Tayeb Salih - 19.02.2012
  14. Zweig’ın içinden çıkan Montaigne - 12.02.2012
  15. ‘Sur Kenti Hikâyeleri’, merhamet ve Ali Ayçil - 05.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Bir hükümeti kuramadılar
  Elektronik devleri TV için birleşecek
  Yapı Kredi hizmette ‘engel’ tanımıyor
  Avea, 800 engelliyi iş sahibi yapacak
  Ziraat’in ilk çeyrek kârı 658 milyon TL
  Her türlü çabayı göstermeliyiz
  İtalyan bankalarına Moody’s tırpanı
  İtalyan ve Yunan anarşist işbirliği
  Anlaşma demokrasi için tehdit
  Facebook hisse satış fiyatını yükseltti
  Daha sıkı kurallara ihtiyacımız var
  Büyüyen kriz çocukları da etkiliyor
  Avro Bölgesi ilk üç ay yerinde saydı
  İstanbul kira artışında liderliği elinde tutuyor
  Merkel ve Sarkozy tümüyle başarısız

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 16.05.2012
Pardayanlar
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 16.05.2012
Tertip için iki olasılık : (1) içerden provokasyon
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 16.05.2012
Arınç sahip çıkıyor, medya nerede
AÇILIM
Emre Uslu - 16.05.2012
Bu da PKK’nın yeni stratejisi...
MEO VOTO
Mithat Sancar - 16.05.2012
Medeniyet kaybından toplumsal çözülmeye
SOLDUYU
Roni Margulies - 16.05.2012
Minibüsçüler, Atatürk ve AK Parti
TELESİYEJ
Telesiyej - 16.05.2012
Cem Özer çıktı meydane, sözleri birbirinden merdane!
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 16.05.2012
Fanatizm değil, kimlik sorunu
KOZMİK KÖŞE
Mehmet Baransu - 16.05.2012
Güle güle Demirören...
SAĞLI SOLLU
Gürbüz Özaltınlı - 16.05.2012
Kültür savaşları
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 16.05.2012
Avrupa endişesi gittikçe artıyor
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 16.05.2012
Kültür popüler ise, demokrasi topaldır totemi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 16.05.2012
Behzat Ç. göreve!
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 16.05.2012
Terörist travesti...
ŞARZÖR
Ayça Şen - 16.05.2012
Güneş balçıkla sıvandı
SARHOŞ SAYDAMLIK
Solmaz Kamuran - 16.05.2012
Şarabın ve yazının gizemi
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

A. Esra Yalazan - "Karanlıkta ışıldayan bir ‘söz kuyumcusu’: Cemil Meriç" başlıklı köşe yazısı
16.05.2012 19:49:37