1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 16 Mayıs 2012 Çarşamba 19:50
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
A. Esra Yalazan KAMERİYE 11.12.2011
A. Esra Yalazan
Keje ‘Bir Gecede Büyümek’ ve Emine Uçak
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
A. Esra Yalazan - Keje ‘Bir Gecede Büyümek’ ve Emine Uçak A. Esra Yalazan - Keje ‘Bir Gecede Büyümek’ ve Emine Uçak A. Esra Yalazan - Keje ‘Bir Gecede Büyümek’ ve Emine Uçak A. Esra Yalazan - Keje ‘Bir Gecede Büyümek’ ve Emine Uçak A. Esra Yalazan - Keje ‘Bir Gecede Büyümek’ ve Emine Uçak A. Esra Yalazan - Keje ‘Bir Gecede Büyümek’ ve Emine Uçak A. Esra Yalazan - Keje ‘Bir Gecede Büyümek’ ve Emine Uçak A. Esra Yalazan - Keje ‘Bir Gecede Büyümek’ ve Emine Uçak
A. Esra Yalazan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Keje ‘Bir Gecede Büyümek’ ve Emine Uçak

Caddenin ortasına yığılmış kuru dalların arasından çıkarıp içime çekiyorum kokusunu. Kurumuş maltaeriği tohumlarının arasında tebessüm eden minik beyaz çiçeklerin üzerinde sabah çiyleri parıldıyor. Bir daha soluyorum o tazeliği. Bu defa okuldan dönen kız çocuğunun reçine kokulu parmakları değiyor avucuma. Bir daha,.. arka bahçeden gecekondulara inen dik bayırlardaki badem ağaçlarına tırmanmış tüylü yemişleri ısırıyorum. Oradan bakıyorum geleceğime. Henüz büyüdüğümde o ulu ağaçları, yaşadığım çirkin apartmanı, geceleri masal evi gibi görünen kerpiç damlı evleri, üzerinde ekmek, zeytin ve boş şişe karşılığında aldığımız fındık ezmesiyle piknik yaptığımız rengârenk kilimleri, karınca yuvalarının başında birlikte nöbet tuttuğum gizli dostlarımı nasıl hatırlayacağımı bilmiyorum.

Çocukluğumun kuytusunda iz bırakan her şeyin büyük, görkemli, vazgeçilmez olduğunu, hep öyle kalacağını sanıyordum herhalde. Hayat hep yağmur sonrası toprağı gibi kokacaktı. Yıldızpoyrazlarıyla üşüdüğümüzde pamukçuklarını üstümüze salan kavakların dibinde birbirimize sokulup hikâyeler anlatacaktık. Hayat usul usul hışırdayacaktı. Biz de bozkırın ortasında durup sonu güzel biten filmleri izler gibi dünyayı seyre dalacaktık işte.

Bir zamanlar çocuk olan herkes gibi ümidim, hayallerim, sıkıntılarım vardı. O günleri ansızın bastıran koku sağanağıyla hatırlayınca, göğsümün altında pıtır pıtır koşturup duran ceylanları yatıştıramıyorum. Hafızanın yumağı basit bir kokuyla nasıl da kolayca çözülüveriyor. İpin ucu, köklerimiz göremeyeceğimiz kadar çok uzaklaşıyor. Artık büyüme sancısının kendini her daim hatırlattığı dumanlı günlerin içinde olmadığım için mutluyum ama zihnimi kemirip duran sorular var. Bir daha asla aynı hale dönmeyecek kadar korkunç bir yırtılmaya sebep olan o sarsıcı değişim nasıl gerçekleşiyor. Biz o ânı bilincimizin derinliklerinde hissediyor muyuz? Sonra o an hayatımızın geri kalanında bize nasıl eşlik ediyor?


Büyüme ânını hatırlamak...

Bu soruları bana sorduran sadece budanmış bir erik dalına tutunan beyaz çiçekler değildi. Emine Uçak Erdoğan’ın hikâyelerini okuduğum günden beri âni büyüme sarsıntısına neden olan kırılmaları düşünüyorum. Sonradan hiç beklenmedik işaretlerle hatırlayacağımız bu ‘maceranın’ tezahürleri ne kadar farklı. Kimileri büyüdüğünü henüz duygularla tanışmadan bir battaniyenin altına kıvrılıp okuduğu çarpıcı hikâyelerle, kimileri de bir gece damda uyurken tepesinden geçip giden kurşun vızıltılarıyla fark ediyor. Ya da okulda arkadaşlarının önünde dili, dini, ırkı yüzünden aşağılandığında, bazen arkadaşsız büyümeye mahkûm edilmiş ıssızlığın ortasında hayatının hep öyle devam edeceği aldanışıyla boğulduğunda... Kimi zaman hakkını aramaya cüret edemeyen yoksul bir çocuğun sessiz çığlığında, sokakta nedensiz sopalandığında doğmuş olmaktan nefret eden, bunun için kendini suçlu hisseden bir oğlanın kambur duruşunda... Soğuk bir seher vakti annesinin kurtulması içinde dua eden kızın iç çekişlerinde... Tarlada çalışan delikanlının komşu kızına uzattığı mahrem bir mektupta... Çaresizliğini yaralı bir köpeğe yardım ederek teselli eden adalet duygusunda...

Hem öyle birden bire de olmuyordur belki; heybemizde ufak ufak biriktirdiğimiz acılar, korkular, endişeler, ağacını ufak ufak kemiren kurtçuklar gibi içeriden parçalayarak büyütüyordur bizi. Bilmiyorum... Hayatın kendimizle, fani bedenlerimizle sınırlı olmadığını, varlığımızın hayvanlarla, denizlerle, bulutlarla, yaylalarla, kocamış dağlarla, ağıtlarla, masallarla, dualarla, kahkahalarla, nedensiz gözyaşlarıyla genişlediğini fark ettiren ilahi bir kudret bizi olgunlaştırıyordur.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer A. Esra Yalazan Makaleleri:
  1. Varoluş sancısı, vicdan ve A. Camus - 13.05.2012
  2. Aşkın kuytusunda tenha bir kadın; Clara Schumann - 06.05.2012
  3. Özür - 29.04.2012
  4. ‘Molière Efendi’, yasaklar ve Bulgakov - 22.04.2012
  5. Varlığın bütün yüzleri ve Şeyhmus Dağtekin - 15.04.2012
  6. Yoksulluğun devleri, ‘Fil’ ve Elio Vittorini - 08.04.2012
  7. Tam o an, ‘Saatler’ ve ‘Mrs. Dalloway’... - 01.04.2012
  8. ‘Mavi Uzaklar’dan Herman Hesse’ye mektup var... - 25.03.2012
  9. - - 18.03.2012
  10. Gezgin yazarlar ve erken bahar... - 11.03.2012
  11. Sevilenler, sevemeyenler ve Carson McCullers - 04.03.2012
  12. Aşkın çocukluğu ve Ana Maria Matute - 26.02.2012
  13. Sırların sesi ve Tayeb Salih - 19.02.2012
  14. Zweig’ın içinden çıkan Montaigne - 12.02.2012
  15. ‘Sur Kenti Hikâyeleri’, merhamet ve Ali Ayçil - 05.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Bir hükümeti kuramadılar
  Elektronik devleri TV için birleşecek
  Yapı Kredi hizmette ‘engel’ tanımıyor
  Avea, 800 engelliyi iş sahibi yapacak
  Ziraat’in ilk çeyrek kârı 658 milyon TL
  Her türlü çabayı göstermeliyiz
  İtalyan bankalarına Moody’s tırpanı
  İtalyan ve Yunan anarşist işbirliği
  Anlaşma demokrasi için tehdit
  Facebook hisse satış fiyatını yükseltti
  Daha sıkı kurallara ihtiyacımız var
  Büyüyen kriz çocukları da etkiliyor
  Avro Bölgesi ilk üç ay yerinde saydı
  İstanbul kira artışında liderliği elinde tutuyor
  Merkel ve Sarkozy tümüyle başarısız

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 16.05.2012
Pardayanlar
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 16.05.2012
Tertip için iki olasılık : (1) içerden provokasyon
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 16.05.2012
Arınç sahip çıkıyor, medya nerede
AÇILIM
Emre Uslu - 16.05.2012
Bu da PKK’nın yeni stratejisi...
MEO VOTO
Mithat Sancar - 16.05.2012
Medeniyet kaybından toplumsal çözülmeye
SOLDUYU
Roni Margulies - 16.05.2012
Minibüsçüler, Atatürk ve AK Parti
TELESİYEJ
Telesiyej - 16.05.2012
Cem Özer çıktı meydane, sözleri birbirinden merdane!
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 16.05.2012
Fanatizm değil, kimlik sorunu
KOZMİK KÖŞE
Mehmet Baransu - 16.05.2012
Güle güle Demirören...
SAĞLI SOLLU
Gürbüz Özaltınlı - 16.05.2012
Kültür savaşları
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 16.05.2012
Avrupa endişesi gittikçe artıyor
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 16.05.2012
Kültür popüler ise, demokrasi topaldır totemi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 16.05.2012
Behzat Ç. göreve!
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 16.05.2012
Terörist travesti...
ŞARZÖR
Ayça Şen - 16.05.2012
Güneş balçıkla sıvandı
SARHOŞ SAYDAMLIK
Solmaz Kamuran - 16.05.2012
Şarabın ve yazının gizemi
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

A. Esra Yalazan - "Keje ‘Bir Gecede Büyümek’ ve Emine Uçak " başlıklı köşe yazısı
16.05.2012 19:50:08