1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 16 Mayıs 2012 Çarşamba 19:50
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
A. Esra Yalazan KAMERİYE 22.01.2012
A. Esra Yalazan
Mor sümbüller, Masumiyet ve Ian McEwan
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
A. Esra Yalazan - Mor sümbüller, Masumiyet ve Ian McEwan A. Esra Yalazan - Mor sümbüller, Masumiyet ve Ian McEwan A. Esra Yalazan - Mor sümbüller, Masumiyet ve Ian McEwan A. Esra Yalazan - Mor sümbüller, Masumiyet ve Ian McEwan A. Esra Yalazan - Mor sümbüller, Masumiyet ve Ian McEwan A. Esra Yalazan - Mor sümbüller, Masumiyet ve Ian McEwan A. Esra Yalazan - Mor sümbüller, Masumiyet ve Ian McEwan A. Esra Yalazan - Mor sümbüller, Masumiyet ve Ian McEwan
A. Esra Yalazan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Mor sümbüller, Masumiyet ve Ian McEwan

Bedenlerin birbirlerine sokularak usulca dalgalandığı ‘insan denizinin’ ortasında, fark ettim onu. Yuvarlak, münasip başını örten saçlarının tek bir teli bile koyu kalmamıştı. Öyle beyaz doğmuş, hep öyle dallarına konan tüyümsü kar gibi saçlarıyla yaşlanmıştı sanki. Derin çizgilerine inat hâlâ masum görünen yüzünü kızgınlıktan ziyade koyu bir hüzün gölgelemişti. Kış güneşinin binaların soluk duvarlarını aydınlattığı kısacık bir an üstümüzden sevinçli kuşlar geçip gitti. Gök kubbenin berrak aydınlığından bakanlara insan sürüsü nasıl görünüyordu acaba. Topluiğne başı büyüklüğünde binlerce insan kafası... Yumruklarını boşluğa kaldırmış binlerce kol, binlerce düşünce, üst üste yığılmış sırlar, acılar onları maskeleyen, bazen açığa çıkaran öfkeli haykırışlar. Adalet talep eden binlerce kırçıllı ses, bu dünyada yalnız kalmamak, tehlikelere karşı birlikte savaşmak için birbirlerine kenetlenmiş duruyordu.

Sanırım ilk çözülme Hrant’ın sesini duyduğunda oldu. Beyaz mendiliyle gözlerini kapatıyordu. Gözyaşlarını silmekten ziyade avucunda sıktığı kumaş parçasından güç alıyordu. O anda umut barındırmayan bir hayatı hak etmediğimize inandığım için her sene gidip durduğum caddede bizi tüketen, tahayyül edebileceğimizden daha fazla yaralayan adalet olmadan ‘insanlığın’ eksik kalacağını düşünüyordum, sanırım. İhtiyar adam hayatının son virajına savrularak girmişti. Muhtemelen onu inciten derin kırılmayı telafi etmeye yetecek vakti kalmadığına inanıyordu. Hâlbuki bizi bekleyen ‘son’la ne zaman karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Ve tuhaf bir şekilde bu zaaf yola daha güvenli devam etmemizi sağlıyor.
 


Özgürlük hayali

O gün bir an için farklı dünya görüşlerine sahip büyük kalabalığın bir parçası olmanın anlamını sarsılarak hissettim. Önce egomuza meydan okuyan hakkaniyet dürtüsüyle, sonra toplumun yaralanan adalet bilinciyle savaşırken sağlam durabilmek için biraraya gelmiştik. Aslında hepimiz büyük bir sis bulutunun içinde, ilk ne zaman kaybettiğimizi bile hatırlamadığımız, vicdanen içselleştirdiğimiz saf ‘masumiyetin’ peşindeydik. Başkasını severken kendi mutluluğumuz, bencil arzularımız yüzünden adaletsiz davranmanın bizi de ‘adaletsiz’ kıldığını biliyor, buna rağmen daha onurlu bir yaşam için toplum olarak bunu talep edebiliyorduk. Politik bir varlık olmak bizim seçimimiz değildi aslında. Korkunun ve ona bağlı kızgınlığın neden olduğu ‘ıssızlık’ duygusuyla kurallara, yasalara kimi zaman itiraz ediyor ama onlara ihtiyaç duyuyorduk. Yine de önceliklerimiz vardı. O gün hepimiz bir saatliğine onları unutmuş gibi davrandık. Kontrol edebileceğimiz bir geleceğin içine sığdırdığımız ‘özgürlük hayali’ hepimizi diri tutuyordu çünkü.
 


“Brad Pitt benden daha yakışıklı”

Eve dönerken aldığım sümbülleri yatağımın yanına koyup çıkmadan evvel okumaya başladığım romana kaldığım yerden devam ettim. Doğrusu içimi kemiren çaresizlik hissi yüzünden büyük tumturaklı cümleler okumaya, insan denen karmaşık mahlûk üzerine düşünmeye mecalim yoktu. Dolayısıyla Ian McEwan’ın hikâye anlatmaya düşkün, kılçıksız dili bezgin ruhuma iyi geldi. Bir yandan da sümbüllerin kokusunu içime çekiyor, her biri itinayla aynı sayıda ve şekilde yaratılmış mor çiçeklere bakarken Tanrı’nın, adalet duygusunu tabiattaki bütün varlıklarda hissettirdiğini düşünüyordum.

McEwan’ın sade, duru edebiyatıyla tanışanlar bilir. Ayrıntıları ustalıkla göstermeyi seven bir yönetmen gibi çalışır kurgunun oyunlarına düşkün zihni. Geçtiğimiz günlerde Türkçede yayımlanan Masumiyet onun erken dönem romanlarından biri. Dolayısıyla son yıllarda yazdıklarından daha ‘kıvrımsız’ ama hepsinde olduğu gibi akıllı ve detaycı bir proje.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer A. Esra Yalazan Makaleleri:
  1. Varoluş sancısı, vicdan ve A. Camus - 13.05.2012
  2. Aşkın kuytusunda tenha bir kadın; Clara Schumann - 06.05.2012
  3. Özür - 29.04.2012
  4. ‘Molière Efendi’, yasaklar ve Bulgakov - 22.04.2012
  5. Varlığın bütün yüzleri ve Şeyhmus Dağtekin - 15.04.2012
  6. Yoksulluğun devleri, ‘Fil’ ve Elio Vittorini - 08.04.2012
  7. Tam o an, ‘Saatler’ ve ‘Mrs. Dalloway’... - 01.04.2012
  8. ‘Mavi Uzaklar’dan Herman Hesse’ye mektup var... - 25.03.2012
  9. - - 18.03.2012
  10. Gezgin yazarlar ve erken bahar... - 11.03.2012
  11. Sevilenler, sevemeyenler ve Carson McCullers - 04.03.2012
  12. Aşkın çocukluğu ve Ana Maria Matute - 26.02.2012
  13. Sırların sesi ve Tayeb Salih - 19.02.2012
  14. Zweig’ın içinden çıkan Montaigne - 12.02.2012
  15. ‘Sur Kenti Hikâyeleri’, merhamet ve Ali Ayçil - 05.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Bir hükümeti kuramadılar
  Elektronik devleri TV için birleşecek
  Yapı Kredi hizmette ‘engel’ tanımıyor
  Avea, 800 engelliyi iş sahibi yapacak
  Ziraat’in ilk çeyrek kârı 658 milyon TL
  Her türlü çabayı göstermeliyiz
  İtalyan bankalarına Moody’s tırpanı
  İtalyan ve Yunan anarşist işbirliği
  Anlaşma demokrasi için tehdit
  Facebook hisse satış fiyatını yükseltti
  Daha sıkı kurallara ihtiyacımız var
  Büyüyen kriz çocukları da etkiliyor
  Avro Bölgesi ilk üç ay yerinde saydı
  İstanbul kira artışında liderliği elinde tutuyor
  Merkel ve Sarkozy tümüyle başarısız

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 16.05.2012
Pardayanlar
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 16.05.2012
Tertip için iki olasılık : (1) içerden provokasyon
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 16.05.2012
Arınç sahip çıkıyor, medya nerede
AÇILIM
Emre Uslu - 16.05.2012
Bu da PKK’nın yeni stratejisi...
MEO VOTO
Mithat Sancar - 16.05.2012
Medeniyet kaybından toplumsal çözülmeye
SOLDUYU
Roni Margulies - 16.05.2012
Minibüsçüler, Atatürk ve AK Parti
TELESİYEJ
Telesiyej - 16.05.2012
Cem Özer çıktı meydane, sözleri birbirinden merdane!
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 16.05.2012
Fanatizm değil, kimlik sorunu
KOZMİK KÖŞE
Mehmet Baransu - 16.05.2012
Güle güle Demirören...
SAĞLI SOLLU
Gürbüz Özaltınlı - 16.05.2012
Kültür savaşları
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 16.05.2012
Avrupa endişesi gittikçe artıyor
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 16.05.2012
Kültür popüler ise, demokrasi topaldır totemi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 16.05.2012
Behzat Ç. göreve!
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 16.05.2012
Terörist travesti...
ŞARZÖR
Ayça Şen - 16.05.2012
Güneş balçıkla sıvandı
SARHOŞ SAYDAMLIK
Solmaz Kamuran - 16.05.2012
Şarabın ve yazının gizemi
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

A. Esra Yalazan - "Mor sümbüller, Masumiyet ve Ian McEwan" başlıklı köşe yazısı
16.05.2012 19:50:32