1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 16 Mayıs 2012 Çarşamba 19:51
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
A. Esra Yalazan KAMERİYE 15.01.2012
A. Esra Yalazan
Nabokov’dan Gogol’e uzanan dikenli yollar...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
A. Esra Yalazan - Nabokov’dan Gogol’e uzanan dikenli yollar... A. Esra Yalazan - Nabokov’dan Gogol’e uzanan dikenli yollar... A. Esra Yalazan - Nabokov’dan Gogol’e uzanan dikenli yollar... A. Esra Yalazan - Nabokov’dan Gogol’e uzanan dikenli yollar... A. Esra Yalazan - Nabokov’dan Gogol’e uzanan dikenli yollar... A. Esra Yalazan - Nabokov’dan Gogol’e uzanan dikenli yollar... A. Esra Yalazan - Nabokov’dan Gogol’e uzanan dikenli yollar... A. Esra Yalazan - Nabokov’dan Gogol’e uzanan dikenli yollar...
A. Esra Yalazan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Nabokov’dan Gogol’e uzanan dikenli yollar...

Bir yazarın başka bir yazarın hayatını sırları, oyunları, sıkıntıları, maskeleri, mutlulukları, edebî tutkuları, ‘kutsallarıyla’ olduğu gibi anlatması zordur. Zaten tabiatı gereği bencil, kibirli, huysuz olmaya yatkın olan ‘yazar’ (anlatıcı değil) önce kendini, hayallerini, dünyaya dair dertlerini anlatıp ‘biricik’ ve sonsuz bir varlık olduğunu cümle âleme ispat etmek ve haliyle onaylanmak ister. Hâl böyle olunca çok sevdiği öteki yazarı hakkıyla anlatmak için harcanacak mesai hep biraz fuzuli görünür. Kelimelerin sağaltıcı ruh iklimiyle kuşatan yazı kardeşliğine rağmen hayranlıkla karışık kıskançlık da barındıran bir arzudur bu nihayetinde. Fani olma ihtimaliyle kemikleri titreyen bu özel türden sevdiği yazarları iştiyakla yüceltmesini, yazı sanatının inceliklerini, kusurlarını edebî bir lezzetle anlatmasını beklemek da okurun haklı beklentisidir. Ve ne yazık ki bunu içtenlikle isteyen ve yapabilen nadir bulunur.

Geçtiğimiz yüzyılda sevdiği yazarların hayatlarından destansı hikâyeler yaratan Zweig, Tolstoy’u anlattığı bölümlerden birinde bu işin sırrını da ifşa eden bir tesbitle başlar: “Bir sanat eseri, bir hayal ürünü olduğu unutulup varlığı bir gerçeklik olarak algılandığında en yüksek basamağına ulaşır.” O bunu söylerken Tolstoy’un eserlerindeki kurmacanın ötesine geçen gerçeklik hissinden bahsediyordu ama kendisinin de pekâlâ farkında olduğu gibi, yazarlarını anlatırken de benzeri bir bakışa sahip olmuştu. Okuyanlar bilir, muradı yazar biyografileri biriktirmek değil insanlığa yazarak başkasını anlama çabasının kıymetini göstermekti. Bunu kendisini unutarak yaptığı için bize eşsiz bir miras bıraktı.
 


Açık dedektiflik...

Nabokov tabiatı ve edebiyat algısı itibarıyla onun kadar şefkatli ve ‘fedakâr’ bir yazar değil belki ama tıpkı Zweig gibi muhtemelen kendini beslemek ve sanatlarındaki dehlizleri olanca çıplaklığıyla okura göstermek için içtenlikle çalışmıştı. 1948-58 yılları arasında Amerika’daki üniversitelerde verdiği derslerden oluşan kitapta (Edebiyat Dersleri) Kafka, Cervantes, Turgenyev, Flaubert, Çehov, Tolstoy’un eserlerini örneklerle çözümlüyor yazar. Hâlâ neden Türkçede yeniden yayımlanmadığını merak ettiğim bu kitabın başında okura ve öğrencilerine sesleniyor: “Benim derslerim, başka şeylerin yanı sıra, yazınsal yapıtların gizlerini bulup çıkarmaya yönelik bir dedektifliktir.” Fevkalade isabetli bir tesbit. Tam da böyle yapıyor çünkü ama sadece sevdiklerine. Onun abartılı Tolstoy hayranlığını, Dostoyevski’yi küçümseyen kibirli tavrını bilen bilir. Nabokov bazen cidden acımasızdır aslında. O derslere şöyle başlar: “Tolstoy, düzyazıda Rusların en büyük yazarıdır. Öncülleri Puşkin ve Lermontov’u bir yana bırakırsak Rus düzyazının en büyük sanatçılarını şöyle sıralayabiliriz: Bir Tolstoy, iki Gogol, üç, Çehov, dört Turgenyev. Bu biraz öğrencilere not vermek gibi bir şey; herhalde Dostoyevski ve Saltikov da, aldıkları kötü notları konuşmak için kapımda bekleşiyorlardır.”

Biliyorum, benim gibi Dostoyevski hayranları ona bu bilgiç küstahlığı yüzünden çok kızıyor ama durun hemen sinirlenmeyin, bu sadece başlangıç. Bakın ikinci büyük yazarı Gogol’ü nasıl anlatıyor... Tarihsel, toplumsal hatta genetik, psikolojik tahlillerin bir yazarı anlamaya asla yetmediğine, esas meselenin dilde, kurguda ve üslupta düğümlendiğine inanan büyük bir yazarın ironik çözümlemelerini dinlemek doğrusu yazı sanatına dair algımı her defasında biraz daha zenginleştiriyor.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer A. Esra Yalazan Makaleleri:
  1. Varoluş sancısı, vicdan ve A. Camus - 13.05.2012
  2. Aşkın kuytusunda tenha bir kadın; Clara Schumann - 06.05.2012
  3. Özür - 29.04.2012
  4. ‘Molière Efendi’, yasaklar ve Bulgakov - 22.04.2012
  5. Varlığın bütün yüzleri ve Şeyhmus Dağtekin - 15.04.2012
  6. Yoksulluğun devleri, ‘Fil’ ve Elio Vittorini - 08.04.2012
  7. Tam o an, ‘Saatler’ ve ‘Mrs. Dalloway’... - 01.04.2012
  8. ‘Mavi Uzaklar’dan Herman Hesse’ye mektup var... - 25.03.2012
  9. - - 18.03.2012
  10. Gezgin yazarlar ve erken bahar... - 11.03.2012
  11. Sevilenler, sevemeyenler ve Carson McCullers - 04.03.2012
  12. Aşkın çocukluğu ve Ana Maria Matute - 26.02.2012
  13. Sırların sesi ve Tayeb Salih - 19.02.2012
  14. Zweig’ın içinden çıkan Montaigne - 12.02.2012
  15. ‘Sur Kenti Hikâyeleri’, merhamet ve Ali Ayçil - 05.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Bir hükümeti kuramadılar
  Elektronik devleri TV için birleşecek
  Yapı Kredi hizmette ‘engel’ tanımıyor
  Avea, 800 engelliyi iş sahibi yapacak
  Ziraat’in ilk çeyrek kârı 658 milyon TL
  Her türlü çabayı göstermeliyiz
  İtalyan bankalarına Moody’s tırpanı
  İtalyan ve Yunan anarşist işbirliği
  Anlaşma demokrasi için tehdit
  Facebook hisse satış fiyatını yükseltti
  Daha sıkı kurallara ihtiyacımız var
  Büyüyen kriz çocukları da etkiliyor
  Avro Bölgesi ilk üç ay yerinde saydı
  İstanbul kira artışında liderliği elinde tutuyor
  Merkel ve Sarkozy tümüyle başarısız

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 16.05.2012
Pardayanlar
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 16.05.2012
Tertip için iki olasılık : (1) içerden provokasyon
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 16.05.2012
Arınç sahip çıkıyor, medya nerede
AÇILIM
Emre Uslu - 16.05.2012
Bu da PKK’nın yeni stratejisi...
MEO VOTO
Mithat Sancar - 16.05.2012
Medeniyet kaybından toplumsal çözülmeye
SOLDUYU
Roni Margulies - 16.05.2012
Minibüsçüler, Atatürk ve AK Parti
TELESİYEJ
Telesiyej - 16.05.2012
Cem Özer çıktı meydane, sözleri birbirinden merdane!
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 16.05.2012
Fanatizm değil, kimlik sorunu
KOZMİK KÖŞE
Mehmet Baransu - 16.05.2012
Güle güle Demirören...
SAĞLI SOLLU
Gürbüz Özaltınlı - 16.05.2012
Kültür savaşları
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 16.05.2012
Avrupa endişesi gittikçe artıyor
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 16.05.2012
Kültür popüler ise, demokrasi topaldır totemi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 16.05.2012
Behzat Ç. göreve!
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 16.05.2012
Terörist travesti...
ŞARZÖR
Ayça Şen - 16.05.2012
Güneş balçıkla sıvandı
SARHOŞ SAYDAMLIK
Solmaz Kamuran - 16.05.2012
Şarabın ve yazının gizemi
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

A. Esra Yalazan - "Nabokov’dan Gogol’e uzanan dikenli yollar..." başlıklı köşe yazısı
16.05.2012 19:51:26