Dünya piyasaları, tatile giriyor.
Şubat ayının ikinci haftasından itibaren yazılarımıza devam edeceğiz. Bu hafta tahvil piyasalarında risk iştahı arttı.
Sadece perşembe günü, Goldman Sachs, Bank of America, Citibank, KFW ve UBS gibi kurumlar 12 milyar dolarlık tahvil ihraç etti.
Morgan Stanley ile Bank of America, düşük beklentilere göre daha yüksek kâr açıkladı.
Çıtayı bu kadar düşürürseniz, beklentileri karşılamak haliyle kolaylaşacaktır.
İşlem hacmi zayıflarken Citibank’ın da kâr oranı düştü. Wall Street bankaları uzun bir süre daha baskı altında olacağa benzer.
Piyasalarda risk iştahının arttığı, perşembe günü Amerikan Merkez Bankası’nın kısa süre önce AIG’nin kurtarma programı sırasında edindiği Maiden Lane ipotekli tahvilinin başarılı bir biçimde alıcı bulmasıyla bir kez daha kanıtlanmış oldu.
Peki Avrupa krizinin hâlâ devam etmesine karşın piyasalar neye güvenerek ralli yaptı?
S&P’nin Avrupa ülkelerinin kredi notlarını düşürmesinin piyasalarda paniğe yol açmaması şaşkınlık yarattı.
Her ne kadar S&P’nin aldığı karar Avrupa kıtasının finansal kaynaklarını bir kez daha gündeme getirse de, ABD piyasalarında büyük bir etkiye neden olmamasının asıl sebebi haftalardır S&P’nin böyle bir karar almasının beklenmesidir.
Öte yandan, S&P’nin aylar önce kredi notunu düşürmesinin ardından ralli yapan ABD Hazine tahvillerinin aksine Avrupa tahvilleri daha düşük işlem gördü.
S&P, Avrupa’nın tek çaresi olan Avrupa Malî İstikrar Fonu’nun da kredi notunu düşürdü.
Bu kredi notu düşürme eğiliminin, mevcut krizi çözüme ulaştırmakta bir etkisi olmayacağı da bir gerçek.
Kredi notu düşürme eğilimi, Avrupa kıtasını sarsan yapısal ve politik sorunların belirtisi olmanın dışında bir önem taşımıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.