Önce en basit kuralları sıralayalım.
Dürüstlük iyidir.
Açıklık iyidir.
Netlik iyidir.
İkiyüzlülüğe tenezzül etmemek iyidir.
Kaypaklığa, kayganlığa kaçmamak iyidir.
Bunlarda anlaşıyor muyuz?
Anlaşıyorsak devam edelim.
Askerî darbelerin her türü alçaklıktır.
Kendi halkına silah doğrultmak ihanettir.
Bunda anlaşıyor muyuz?
İşte burada bir sessizlik oluyor.
Kendine “sol” diyen, kendine “aydın” diyen, kendine “yazar” diyen insanların bir kısmında bir kayganlık ve kaypaklık beliriyor bu noktada.
Sizi bilmem ama bende bir tür iğrenti duygusu yaratan bir kaypaklık bu.
“Ergenekon” meselesi ortaya çıktığından beri ortalık iyice bir kaypaklaştı.
Çünkü Ergenekon dediğiniz şeyin ana damarı darbecilik.
Ergenekon’u savunmak için kıvranıp duran bu “solculara, yazarlara, aydınlara” açıkça, net bir şekilde sormalıyız.
Darbe konusunda ne düşünüyorsunuz?
Bir askerî darbeden yana mısınız?
Değil misiniz?
12 Eylül’ü “lanetleyen”, 12 Eylül’de acı çekmiş çok insanda darbe heveskârlığı görmek insanı şaşırtıyor.
Bunlar ya mazoşistler...
Ya da “12 Eylül’de solcuları astılar, o kötüydü, bu sefer dindarları, Kürtleri, demokratları asacaklar, o iyi” diyen ikiyüzlü, aşağılık, vicdansız bir inanışları var.
Sanırım “darbe” konusunda bir türlü açık konuşamamalarının arkasında, “bunun nasıl aşağılık bir iş olduğunu fark eden” bir düşünceyi hâlâ içlerinden silememiş olmaları yatıyor.
Yakında o “düşünce kırıntısından” da kurtulup maskelerini iyice atarak yüzlerini bize gösterirler.
Yazının devamını okumak için tıklayın.