Bu halkın efendilerinin halkı korkutmak ve taraftar toplamak için yandaşlarıyla birlikte kullandığı en “ürkütücü” cümle “Cumhuriyet temellerinden sallanıyor” cümlesidir.
Cumhuriyet’in “temellerinin” en doğru temel olduğunu ve asla sarsılmaması gerektiğini hiç sorgulanmayacak bir “önkabul” olarak zihnimize nakşederiz böylece.
Bugün, “efendiler” için en korkutucu, halk içinse en sevindirici gerçek yaşanıyor ve “Cumhuriyet’in temelleri” sarsılıyor.
Sarsılması da gerekiyor.
Çünkü bu cumhuriyet yanlış temeller üzerine bina edildi.
Atatürk, “Cumhuriyet’in” kuruluşunda “tek adam” olmaya karar verdiğinde bu “tek adamlığa” karşı çıkanların tümü siyaset dışı bırakıldı.
“Demokratik” tartışmaların yapıldığı, demokrasiyi savunan Hüseyin Avni Ulaş gibi insanların üyeleri arasında bulunduğu Birinci Meclis siyaset sahnesinden çıkarıldı.
Cumhuriyet, “tek adam ve tek parti” sistemine göre biçimlendi, temelleri bu anlayış üzerine atıldı.
“Tek adam” rejimi ancak ordunun desteğiyle mümkündür.
Onun için temelin ortasına “ordu” yerleştirildi.
Yeni cumhuriyet, Atatürk ve ordu çevresinde kuruldu.
Bu yapıyı koruyabilmek için “temel” de “yargı” zırhının içine alındı.
Bu “temeli”, bu “yapıyı” eleştirmek imkânsızdı.
Atatürk, hiçbir sözü “yanlış” olamayacak “ulu önderdi” ve eleştiri dışıydı.
Bugün bile devlet görevlilerinin her söze “yüce Atatürk’ün dediği gibi” diyerek başlamaları, o temeli muhafaza edebilmek ve sistemi tümüyle “eleştiri dışı” bırakabilmek içindir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.