Bütün erkekler kadınlara meraklıdır. Bazıları biraz daha fazla meraklıdır. “Biraz daha fazla meraklı” olan erkekleri diğerlerinden ayıran özellik, onların şehvet duygusuna kapılamaya daha yatkın olmaları ve şehvet duymaya başladıkları andan itibaren de her türlü riski göze alabilecek bir çılgınlık dünyasına geçmeleridir.
O “an”, onlar için bütün bir ömürden daha kıymetli ve anlamlı hale gelir.
Çıldırmanın karanlığına bir düştüler mi artık başka her şey önemini kaybeder.
Şehvet, her türlü duygunun, kaygının, tehlikenin üstünü örter.
IMF’in Başkanı Strauss-Kahn’ın “biraz daha fazla meraklı” erkeklerden olduğu “sicilinden” de anlaşılıyor.
Seks oyunlarına fazla teşne olduğu ve oyunlara daldıktan sonra da gerçek dünyayı unuttuğu geçmişte yaşadığı maceralardan belli.
Bir iki kez yakalanmış.
Bütün bunlara rağmen Kahn’ın başını derde soktuğu son skandalla ilgili anlatılanlar, doğrusu ya pek akla yakın gözükmüyor.
Söylendiğine göre, adam banyodan çıkıyor, karşısında uzun boylu, siyahi bir oda hizmetçisi görüyor ve ona saldırıyor, zorla yere yatırıyor, hırpalıyor, kadın kaçınca peşinden koşuyor.
Hikayenin tam gerçeği nasıl bilmiyorum ama bu anlatılanlar bana inandırıcı gelmiyor.
İnandırıcı bumlamamamın birçok nedeni var.
Birincisi, bu tür erkekler şehvet oyunlarında çok güvenli olurlar ve kadınları ikna edebileceklerine inanırlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.