Çiçekçilerde gördüm, hüsnüyusuflar çıkmış.
Yaz geliyor.
Bahçedeki armut ağacı, bütün ağaçlardan daha geç açtı çiçeklerini, bütün ağaçlardan daha çabuk döktü.
Bunları defalarca gördüm.
Onlar hep aynı tazelikle tekrarlıyorlar yaptıklarını, ben sürekli eskiyerek izliyorum bu sonsuz tazeliği.
Yaşadığım ülke de bahçedeki armut ağacı gibi.
Hep kendini tekrarlıyor.
Güzel bir ülke burası.
Bizim armut ağacının çiçekleri de güzeldir, dantel dantel beyazlıkla yayılır dallara.
Ama meyvesi tatsızdır.
Yazıyı yazarken siyasetçilerin konuşmalarını dinliyorum bir yandan.
Arada güzel şeyler de anlatıyorlar.
Ama ben bu ağacın meyvesini biliyorum.
Otuz yıldır savaş sürüyor bu ülkede.
Otuz yıldır darbe anayasasıyla yönetiliyor.
Otuz yıldır devlet, halka patronluk taslıyor.
Otuz yıldır, o devletin daha derin olan kısmı ülkeyi belaya sürüklemek için uğraşıyor.
Otuz yıldır, başka ülkelerde yaşasalardı ölmeyecek olan insanlar, sırf bu ülkede yaşadıkları için ölüyorlar.
Siyasetten isimler geçiyor.
Her mevsim açan çiçekler gibi.
Ama ağaç hep aynı ağaç.
Yazının devamını okumak için tıklayın.