Doğrusunu isterseniz, bu “yemin etti etmedi” meselesi bana çok ciddi gözükmüyor, CHP’nin şaşkınlığı ne yazık ki BDP’nin tavrını da aynı matrak torbanın içine attı.
Süheyl Batum’un aklı, Kılıçdaroğlu’nun kararsızlığıyla ana muhalefet partisi kendini siyasetin eğlencesi haline getirdi.
Olup bitenleri izliyorum elbette ama ciddi bir sonuç beklediğim için değil, siyasi mizahın şaheserlerinden birini seyretmenin çekiciliğinden kendimi kurtaramadığım için.
On milyon oy aldığı halde tek başına Meclis’e girmeyi beceremeyip Cemil Çiçek’ten yardım bekleyen CHP, Meclis’e girse de girmese de büyük bir fark yaratmaz.
Bu partinin yönetiminin çapı bu kadar.
Türkiye’nin ise CHP’yi çok aşan ciddi sorunları var.
Yeni bir devlet ve yeni bir toplum kuracağız.
Bu yeni düzeni kuracak aktörlerden biri belli.
Yüzde elli oyu ve 327 milletvekiliyle AKP.
AKP’nin bu yeni ülkenin inşasında bir “yol arkadaşına” ihtiyacı var.
Bizim bugün temel sorumuz budur bence.
AKP’nin yol arkadaşı kim olacak?
AKP, kiminle birlikte inşa edecek geleceği?
Başbakan Erdoğan bir ara “MHP’yle yapacaklarını” söylemişti.
Bu mümkün mü?
MHP de CHP gibi Ergenekon’a sahip çıkan, Ergenekon sanıkları arasından kendine aday belirleyen bir parti.
Kesin olarak söyleyebileceğimiz tek bir gerçek var, Ergenekon’a sahip çıkan hiçbir parti bu ülkenin geleceğinde varlığını sürdüremeyecek.
Yazının devamını okumak için tıklayın.