Türkiye hiç durmadan tartışan bir ülke.
Bu büyük tartışma şehvetine rağmen bu tartışmalardan yeni laflar, yeni yaklaşımlar çok az çıkıyor, genellikle insanlar taraflara ayrılıp birbirlerini klişeleşmiş, ezberlenmiş sözlerle yenmeye çalışıyorlar.
Bir süre sonra insanı bıktıran bir münazaraya dönüyor bu tartışmalar.
Arada yeni bir laf ya da cesur bir açıklama belirdiğinde ise bütün dikkatler bu açıklamaya dönüyor.
Neşe Düzel’in Cafer Solgun’la yaptığı söyleşi dün internet sitelerinde yüz binlerce insan tarafından okundu, twitter’da en çok tartışılan konu oldu.
Düzel’in yaptığı röportajın ana başlığı “Dersim ve Aleviler” gibi son zamanların en çok tartışılmış konusuydu, bu konuda neredeyse söylenmeyen bir şeyin kalmadığını sanıyorduk.
Ama Solgun, o tartışılan konunun biraz daha derinine indi.
Kemalist sistemden belki de en ağır darbeyi yiyen Alevilerin neden bu sistemin en büyük destekçilerinden biri haline geldiğini “içeriden biri” olarak anlattı.
“Aleviler takiye yapıyor” dedi.
Türkiye’nin daha yeni yeni öğrendiği, inkâr etmeye çalıştığı “Atatürk’le Dersim katliamı” arasındaki ilişkiyi Dersimli Alevilerin ta en başından beri bildiğini ama hem kendilerini hem de çocuklarını koruyabilmek için bu “gerçeği” başkalarına asla “faş etmediklerini” ve devlete sığınabilmek için çocuklarına Kemal ve İsmet isimlerini verdiklerini söyledi.
“Devlet projesi” olarak kışkırtılan Sünni yığınların, şu sıralarda davasının “zamanaşımına uğratılması” için özel bir çaba gösterilen Madımak’ta, Çorum’da, Maraş’ta Alevilere saldırtıldığını ve bu saldırılar altında Alevilerin devlete sığınmak zorunda kaldığını anlattı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.