1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:50
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 14.11.2008
Ahmet Altan
Aleviler
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Aleviler Ahmet Altan - Aleviler Ahmet Altan - Aleviler Ahmet Altan - Aleviler Ahmet Altan - Aleviler Ahmet Altan - Aleviler Ahmet Altan - Aleviler Ahmet Altan - Aleviler
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Alevilerden mektuplar alıyorum.
Bazıları, tam bir Alevi’ye yakıştığı gibi fevkalade hoşgörülü, kibar, aynı fikirde olmasa bile bunu dostane bir şekilde anlatıyor.
Bazıları ise inanılmaz bir öfke ve daha da şaşırtıcısı küfürlerle dolu.
Böyle küfürlü mektuplar yazan Alevilerin en kızdığı konu, “özgürlükleri parçalamadan, herkesin bütün özgürlüklere ortaklaşa sahip çıkmasını” öneren yazılar.
Başörtüsü serbestliğinden nefret ediyorlar.
AKP, Anayasa Mahkemesi’nin hedefi olduğunda bu partinin hukuksal haklarını savunmaya çalışmamız da onları kızdırıyor.
Arada bir bazı Alevi yazarların bizim hakkımızda yazdığı yazıları da getirip gösteriyorlar.
Üslupları inanılmaz derecede düzeysiz.
Aleviliğin neredeyse bütün felsefesini “hoşgörü” üzerine oturttuğunu düşünürseniz, bu garip üslup, Alevilerin arasında onların “inançlarını” bile bazen geri planda bırakabilen bir öfkenin yaygınlaştığını gösteriyor.
Niye bu kadar öfkeliler?
Ciddi sıkıntıları ve korkuları var çünkü.
Sanırım öncelikle çocuklarının okullarda “Sünnileştirilmesinden”, bir anlamda “dinsel bir asimilasyona” tâbi tutulmasından rahatsızlar.
İnançlarına ve kültürlerine saygı gösterilmesini istiyorlar.
Kim istemez?
Bence bu konuda çok haklılar.
Sünniler, çocuklarının başka bir mezhebin ya da dinin etkisine sokulmasından hoşlanır mı?
Hoşlanmaz.
Alevilerin kendi aralarındaki tartışmalardan anlayabildiğim kadarıyla bazı Aleviler, Aleviliğin ayrı bir din olduğunu, bazıları da Müslümanlığın bir mezhebi olduğunu savunuyor.
İster ayrı bir din olarak görsünler, ister ayrı bir mezhep, neticede onların farklı bir ibadet biçimi, farklı bir kültürü, farklı bir görüşü var, buna karışmaya da kimsenin hakkı yok.
Bu, çok anlaşılabilir bir şikâyet.
Benim anlayamadığım şu:
Sünnilerin de Alevilerin de bu ülkede sorunları var.
Biri kızının başındaki örtüye uzanan elden, diğeri çocuğunun inancının değiştirilmesinden şikâyetçi.
Ama dertlerini birlikte çözmek yerine, birbirlerine karşı dostane olmayan bir tutum içindeler.
Peki, bu anlaşmazlığı kim çözecek?
Bana sorarsanız bu işi çözmek Sünnilere düşer.
Birincisi onlar daha kalabalıklar.
İkincisi iktidarda Sünni ağırlıklı bir parti var.
AKP, “başörtüsü” özgürlüğü için kendi varlığını bile tehlikeye atabildiği, inanç özgürlüğünü böyle önemser gözüktüğü halde neden bir başka mezhebin inanç özgürlüğüne böyle sağır duruyor?
Bunun bir cevabı var mı?
Eğer Aleviler yığınlar halinde “Cumhuriyet mitinglerine” katılıyorsa, onları Diyanet’ten dışlayanın aslında “devlet” olduğunu unutup devletin yanında yer alıyorsa, hatta “darbe destekçisi” gibi gözüküyorsa, gençleri şiddete eğilimli davranıyorsa, bunda AKP’nin rolü yok mu?
İkisinin de sorunu aslında aynı.
İkisi de kendi inanç özgürlüğünü savunuyor.
İkisi de devletten aynı oranda dışlanıyor.
Bugün “ben Aleviyim” diyerek düzenli olarak cemevinde ibadete giden biri, ya da “ben Sünniyim” diyerek her hafta Cumaya katılan biri bu ülkede general olabilir mi?
Ya da böyle biri Dışişleri’nde yükselebilir mi?
Bu iki kuruluşta da Sünniler ve Aleviler vardır ama dinlerini ve inançlarını açıkça ortaya koymamak zorundadır onlar.
Bu topraklarda yaşayan insanların tümü, hep birlikte özgür olmadıkça, kimse özgür olamayacak.
Alevilerin haklarına aldırmayan Sünniler, başörtüsü özgürlüğünü kazanamazlar.
Başörtüsü özgürlüğünün fikrinden bile nefret eden Aleviler, kendi haklarını koruyamazlar.
“Sadece benim özgürlüğüm önemli” diyen hiç kimse bu ülkede özgür olmayacak.
Her dinden, her mezhepten, her dilden, her ırktan insanın bir arada özgür olabilmesinden başka hiçbir şans yok.
Alevinin özgürlüğünü engelleyen Sünni de, Sünninin özgürlüğüne karşı çıkan Alevi de, aslında kendi özgürlüğünü buduyor.
Sünni özgürlüğü, Alevi özgürlüğü, Türk özgürlüğü, Kürt özgürlüğü yoktur.
Özgürlük vardır sadece.
Ve, özgürlük geldiğinde ya herkese birden gelir ya da hiç kimseye gelmez.
Buradaki insanların birbirlerine düşman olarak, birbirlerinden nefret ederek, birbirlerinden kuşkulanarak, birbirlerinin özgürlüğüne set çekerek “özgürleşmeye” çabalamaları seksen beş yıl boyunca bir sonuç vermedi.
Bundan sonra da vermez.
Sünni kızı başörtüsünü takamadığı sürece Aleviler özgür olamayacak.
Alevilerin çocuklarının inançlarına saygı gösterilmediği sürece, Sünniler başörtüsü özgürlüğünü elde edemeyecek.
Mezhepler farklı olabilir.
Ama özgürlükler aynıdır.
AKP, başörtüsü özgürlüğünü gerçekten ciddiye alıyorsa, bunu bir inanç özgürlüğü olarak görüp önce Alevilerin sorununu çözmeli.
Emin olun AKP, Alevilerin inanç özgürlüğü için adım attığında başörtüsü özgürlüğü için de büyük bir adım atılmış olacak.
İstediğiniz kadar birbirinize kızın, birbirinizden nefret edin, bunları yazdığım için bana sitemkâr ya da küfürbaz mektuplar gönderin, kader bu ülkenin bütün “ezilenlerini” kalın zincirlerle birbirine bağlamış.
Ya hep beraber özgür olacaksınız.
Ya hep beraber köle kalacaksınız.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Aleviler - Ahmet Altan
03.09.2010 06:50:38