Niye bizde halkın bazı isteklere sahip olması yasaktır?
Yasalara göre bizde hiç kimse “hadi ayrılalım, iki ayrı ülke kuralım” diyemez.
Bana sorarsanız, bunu diyememek, ayrılmaktan da kötüdür.
Devlet, Kürtler üstünde yıllardır süren baskısını, “Kürtler ayrılmak istiyorlar” varsayımının üstüne bina eder.
Ayrılmak isteyen birilerinin ayrılmasını engellemek için o insanlara bir cehennem hayatı yaşatılır bu ülkede.
Bu öyle bir cehennemdir ki sonunda ayrılmayı en istemeyen biri bile “ayrılalım canına yandığımın” demek zorunda kalır.
Halbuki “ayrılıkçı” fikirleri savunmak ve bunun için örgütlenip parti kurmak mümkün olsa, ne “kaynağı” belirsiz “ayrılacağız” korkusu olur, ne de “siz ayrılmak istiyorsunuz” diye insanlara bir cehennem hayatı yaşatılır.
Birlikte yaşamak istemeyen insanların “ayrılması” doğaldır.
Hatta birlikte yaşamak istemeyen insanların ayrılması, birlikte yaşamak zorunda kalmalarından evladır.
Zorla birarada tutmaya çalışmak ya da “ayrılacaklar” korkusuyla baskı yapmak kaçınılmaz olarak bela yaratır.
Çeklerle Slovaklar ayrıldılar mesela.
Çünkü öyle daha mutlu yaşayacaklarına inanıyorlardı.
Geçtiğimiz yüzyıllarda “devletler” ve devletlerin büyük topraklara sahip olması her şeyden, insanların mutluluğundan bile önemliydi.
Artık öyle değil.
Şimdi insanların “mutlu” olması devletlerin büyük topraklara sahip olmasından daha önemli.
İnsanlar mutlu olmayacaklarsa, büyük topraklar ne işe yarar?
Devlet dediğiniz aygıtın, insanları mutlu etmekten başka ne amacı olabilir?
Biz, devletin insanlardan daha önemli olduğuna inanan bir kültürden geliyoruz, bizim için “devletin bir işe yaraması” değil “var olması” önemlidir, o varlığın insanları mutsuz edip etmediğine aldırmayız.
Yazının devamını okumak için tıklayın.