Cumhuriyet tarihinin en büyük vergi affı ilan edildi.
Bilmem kaç kalemde bilmem kaç bin kişinin devlete vereceği vergiler ve cezalar indirildi.
Aslan payı ise Aydın Doğan’a düştü.
Bizim Ekonomi Servisi’nin söylediğine göre, altı milyardan başlayan borcu çeşitli aşamalardan geçtikten sonra bu afla birlikte 650 milyon lira civarına indi.
Anlayacağınız aldığı cezanın yüzde doksanı defterden silindi.
Bu af halk için çıktı da Aydın Doğan da mı yararlandı yoksa bu af Aydın Doğan için çıktı da halk da mı yararlandı çok bilemiyorum.
Siyasetçilerle gazete patronlarının ilişkilerine hiç güvenmem.
Siyasi tarihimiz birlikte çevirdikleri fırıldaklarla doludur.
Aydın Doğan’la Başbakan Erdoğan kanlı bıçaklı gözükürken birdenbire Doğan’a en büyük destek Erdoğan hükümetinden geldi.
Hayatın fevkalade tuhaf bir cilvesi.
Benim öyle Aydın Doğan bütün bu paraları ödesin, mahvolsun diye bir derdim yok.
Zaten onu “başbakan atama” lüksüne sahip büyük bir iktidardan aşağıya fırlatıp hayatla kurduğu güvenli ilişkiyi paramparça ettiler, sanırım iktidar kaybı para kaybından da büyük bir acıdır o iktidara alışanlar için.
Zaten o da “ben medyadan çıkacağım” diye ardı ardına açıklamalar yapıyor.
Asıl mesele Doğan grubunun yazarlarıyla yöneticilerinde.
Onlar, İsmail Beşikçi için bir “q” harfi için yedi buçuk yıl istenmesini...
Neşe Düzel’in bir röportajdan dolayı 18 yıl hapis istemiyle yargılanmasını.
Yazının devamını okumak için tıklayın.