Red Kit’in en büyük düşmanları olan Dalton kardeşler binlerce şerif tarafından sarılırlar.
Hiçbir kurtuluş ümitleri yoktur.
Kardeşlerin en uzun boylusu ve en akılsızı olan Avarel, en kısa boylusu ve en akıllısı olan Joe’nun yanına gelir.
“İçimde çok garip bir his var Joe,” der, “ne olduğunu bir türlü anlayamıyorum.”
Joe her zamanki gibi çok sinirlenir, “Korkuyorsun,” der, “daha önce hiç korkmadığın için ne olduğunu anlayamıyorsun.”
Son zamanlarda toplumda, “ne olduğunu” tam kestiremediği bir duygu var gibi.
Bir şey hissediyor ama ne olduğunu tam kavrayamıyor.
Eskiden içini titreten konuşmalar şimdi içini titretmiyor, her zaman içinde taşıdığı bir duyguyu artık eskisi gibi yerinde bulamıyor, çok alıştığı o telaşlı gerginliği artık hissetmiyor.
Bu ruh halinin adını da bir türlü koyamıyor.
Sormak istiyor, “bir şey hissediyorum ama ne olduğunu bilmiyorum?”
Sanırım, çok alıştığımız bir korkudan kurtuluyoruz.
Avarel’in tersine biz “korkmamanın” nasıl bir duygu olduğunu bilmediğimiz için topluma yayılan bu rahatlama hissinin ne olduğunu tam kestiremiyoruz.
Değişiyoruz çünkü.
Hem de çok hızlı değişiyoruz.
Bilmiyorum bana katılan çıkacak mı ama ben bu büyük “değişimi” muhalefet liderlerinin sağladığını düşünüyorum.
Hükümetin çok cesurca başlattığı “Kürt açılımı” karşısında muhalefetin tepkilerinin saçmalık sınırına varması galiba insanlara korkularının “anlamsızlığını” göstermekte çok yararlı oldu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.