Geçen hafta Kayseri ile ilgili bir yazı yazmıştım.
Adının açıklanmasını istemeyen bir okuyucumuz biraz daha eski zamanlarda kalan bir başka Kayseri anlatmış mektubunda.
Mektubu yer sorunundan dolayı birazcık kısaltarak yayınlıyorum.
“1956 Kayseri doğumlu, ilk, orta, liseyi Kayseri’de okumuş, İ.Ü. İşletme Fakültesi mezunu, İstanbul’da ikamet eden ancak hem tüm ailemin Kayseri’de yaşaması hem de Kayseri de iş ilişkilerimin olması sonucu Kayseri’den hiç kopmamış, birey olabildiğini düşünen bir Kayseriliyim.
?ehrim adına yazınız için teşekkür ederim ancak dilerdim ki yıllardır okuduğum Ahmet Altan biraz derin bir araştırma sonucu bu yazıyı kaleme alsaydı.
1)1974’lerin 160.000 nüfuslu Kayseri’sinde içkili lokantalar vardı (Yıldız, Turan Oteli, Turist Lokantası vs.), bunun yanı sıra halka açık ?eker Fabrikası, Sümer Bez Fabrikası, ?ehir Kulübü, Ticaret ve Sanayi Odası lokantası, Demiryolları Lokali gibi kar beyazı örtülü, papyon kravatlı şef ve garsonların servis verdiği sosyal tesisler dışında, kültürün bir parçası olan meyhaneler de vardı (Siremeleliler kültürü), bar ve pavyonlar da vardı.
Yılbaşı, Cumhuriyet, 23 Nisan, 19 Mayıs, 14 Mart Tıp gibi balolar da yapılırdı, her hafta konser de vardı. Taş Sineması’nda, kapalı spor salonunda bizler Cem Karaca’ları, Barış Manço’ları, Dadaşlar’ı, Ajda’ları, Beyaz Kelebekler’i buralarda tanımıştık.
Devlet Tiyatrosu’nda bütün önemli oyunlar turnede gelirdi, onun dışındaki zamanlarda okullar oyun koyarlardı.
2) Meydan’daki Vilayet binası, 1940’ların taş eski binası yıkılarak yerine yapılan kötü bir benzetmedir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.