Genç bir kadının bacakları kopuyor, bir diğerinin soluk borusuyla ciğerleri bombadan fışkıran zehirli gazlarla kavruluyor, öbürünün saçları tutuşuyor...
Hiçbir günahı olmayan masum insanlar bunlar.
Oradan geçecek insanların parçalanacağını bile bile o bombayı patlatabilmek için gerçekten sefil bir psikopat olmak lazım.
Bu tür alçaklar, kendi alçaklıklarını eyleme dökebilmek için kendilerine “kutsal bir neden” bulurlar genellikle ama hiçbir neden böylesine çürümüş bir vicdanla yaşayanların alçaklığını örtmeye yetmez.
Allah bilir hangi amaç için yaptılar bunu.
Ama amaçlarına ulaşamazlar, bu tür saldırılar “korkuyu” değil öfkeyi ve kararlılığı arttırır bizim gibi ülkelerde.
Hayatlarının aşağılık sefiller tarafından çalınmaya uğraşıldığını çok iyi görmüş, bu alçakların her yanda, her tarafta, her görüşte gizlenmiş olabileceğine defalarca tanık olmuş bir toplum geri çekilmez.
Tam aksine, bunu bitirmek, bu yaratıkları bu coğrafyadan silmek için daha sağlam direnir insanlar.
Yakında ortaya çıkar kimin yaptığı, kimin yönlendirdiği.
Artık hiçbir şey gizli kalmıyor bu ülkede.
Çünkü bu toplum da, bu devletin dürüst insanları da “nereye bakmaları” gerektiğini biliyorlar, “alçaklar deposunun” adresi artık kayıtlarda bulunuyor.
Bir dönemden yeni bir döneme geçiyor Türkiye, “alçaklıklar çağı” sona eriyor; bazıları sanıyor ki çeşitli kisvelere bürünüp böyle rezilce işler yaparlarsa bu değişimi durdurabilirler.
Durduramazlar.
Bu değişim “insan” iradesiyle olmuyor ki insan iradesiyle durdurulabilsin, bu büyük dönüşüm sadece Türkiye’de değil bütün dünyada gerçekleşiyor ve tarihî bir birikimden süzülen “insanlığın” ortak iradesi olarak hayatı yeniden şekillendiriyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.