1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:56
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 19.10.2008
Ahmet Altan
Böyle yöneticiler de var
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Böyle yöneticiler de var Ahmet Altan - Böyle yöneticiler de var Ahmet Altan - Böyle yöneticiler de var Ahmet Altan - Böyle yöneticiler de var Ahmet Altan - Böyle yöneticiler de var Ahmet Altan - Böyle yöneticiler de var Ahmet Altan - Böyle yöneticiler de var Ahmet Altan - Böyle yöneticiler de var
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Mustafa Kemal, daha sonra çok ünlenecek bir konuşmasında, “biz komünist değiliz, biz faşist değiliz,” demiş...

Sonra da “biz neyiz” sorusuna tam bir cevap bulamayınca, “biz bize benzeriz” diye bitirmişti cümleyi.

Bu “biz bize benzeriz” lafını çok sevdik biz.

Hiçbir şeye benzemiyoruz...

Kendimize benziyoruz.

Kendimizin ne olduğunu da pek tarif edemiyoruz.

Sadece “bizim çok özel koşullarımız” olduğunu söylüyoruz.

Dünyada bunca millet, bunca devlet, bunca kavim var ama biz hepsinden farklıyız.

Bu, iyi bir şey mi?

Bize benzemeyenlerin çoğunun bizden daha özgür, daha mutlu, daha zengin olduğuna bakılırsa çok da iyi bir şey değil.

Norveç, Lüksemburg, İsviçre bizden çok daha zengin ve huzurlu yaşıyorlar.

Onlara benzesek fena olmazdı mesela.

Ha, onların Kürtleri, PKK gibi örgütleri yok.

Onlara benzeyemeyiz.

Peki, Baskları olan İspanya’ya, İrlandalıları olan İngiltere’ye, Korsikalıları olan Fransa’ya benzesek olur mu?

“Yook, bizde çok dindar var” derseniz, İspanya’nın, Fransa’nın dindarlığının bizden pek eksiği olmadığını söyleyebiliriz.

O ülkeler nasıllar?

Geçenlerde Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, “dünyanın bütün orduları böyle davranır” deyince, biz biraz baktık bu ülkelere.

Oradaki ordular nasıl davranıyor diye.

Bize pek benzemiyorlar.

Fransa’da çok taze bir olay oldu.

Geçtiğimiz temmuz ayının başında bir felaket yaşandı.

Ülkenin güneyindeki Carcassone kentinde halka açık bir “rehine kurtarma operasyonu” yapıldı “kurusıkı” silahlarla.

Fakat bu “operasyon” sırasında aralarında beş yaşında bir çocuğun da bulunduğu 17 kişi, askerleri izlerken “hakiki” mermilerle vuruldu.

Fransa ayağa kalktı.

Fransız Genelkurmay Başkanı Bruno Cuche, derhal dört yıldızlı bir generali “bir haftada sonuçlandırılacak” bir araştırma için görevlendirdi.

Fransa Devlet Başkanı Sarkozy, üst düzey generalleri Elize Sarayı’na toplayıp, “siz profesyonel falan değilsiniz, hepiniz amatörsünüz” diye bağırdı.

Ardından yaralıları ziyaret edip, “bunun affedilmez bir ihmal” olduğunu söyledi.

Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanını arayıp, “güvenlik prosedürlerinde çok ciddi ihmaller olduğunu” söyleyip sorumluların “gereğini yapmasını” istedi.

Soruşturmalar, 28 yaşındaki bir çavuşun yanlışlıkla cebindeki “hakiki mermilerle dolu” şarjörü kullandığını ortaya çıkardı.

Çavuş gözaltına alındı.

“Deneyimli” bir asker olduğu söylenen çavuş, “kasıtsız yaralanmaya sebebiyetten” mahkemeye verildi.

Olay, bir çavuşun “dalgınlığından” kaynaklanmıştı.

Ölen yoktu.

Peki ne oldu?

1999’da Kosova’da NATO Barış Gücü’nün komutanlığını da yapmış olan Genelkurmay Başkanı Cuche istifa etti.

Sarkozy de “amatörsünüz” diye azarladığı generalin bu istifasını, “sorumluklarının bilincinde olan bir adamın, büyük bir askerin jesti” olarak övdü ve istifayı kabul etti.

Ne Fransız basınını “orduyu yıpratmakla” eleştiren oldu, ne de Sarkozy, Genelkurmay Başkanını savunmak için “siz kimin medyasısınız” gibi konuşmalar yaptı.

Olay bir çavuşun hatasıydı.

Ama insanlar yaralanmıştı.

Devlet başkanı devlet başkanı gibi, genelkurmay başkanı da genelkurmay başkanı gibi davrandı.

Biri olayın hesabını sordu.

Diğeri sorumluluğu üstlenip istifa etti.

Şimdi küçük bir sorumuz var.

Bu ülkede devlet yöneticilerinin devlet yöneticisi gibi davranamamasının, kimsenin sorumluluğu üstlenip “gereğini” yapmamasının nedeni, bu ülkede Kürtlerin PKK’nın, dindarların bulunması mı?

Şartlarımızın “çok özel” olmasından mı bizim yöneticilerimiz böyle?

“Türkiye’nin özel şartları” kimsenin sorumluluğunun bilincinde olmaması anlamına mı geliyor?

Başbakan onun için mi hesap soramıyor?

Genelkurmay Başkanı onun için mi insanları tehdit ediyor?

“Biz bize benzediğimiz” için mi?

Biz, biraz da bize benzemesek, biraz da Fransızlara benzesek mesela, çok mu kötü olur?

Allah muhafaza Fransa kadar fakir, Fransa kadar baskıcı, Fransa kadar kan içinde mutsuz bir ülke mi oluruz?

Yoksa Fransa öyle değil mi?

Yoksa Fransa bizden daha zengin, bizden daha özgür ve bizden daha mı mutlu?

Acaba onların bizden daha iyi durumda olmaları “bize benzememelerinden” mi kaynaklanıyor?

Dünyanın orduları, dünyanın yöneticileri var.

Bize benzemiyorlar.

Biz de onlara benzemiyoruz.

Kim, kendi durumuyla övünmeyi hak ediyor peki?

Biz mi, onlar mı?

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Böyle yöneticiler de var - Ahmet Altan
03.09.2010 06:56:27