Referandumda çıkan “evet” oyları sanki büyük bir taşı yerinden kımıldattı.
Sistemin özünü demokratik bir şekilde değiştirmekle kalmadı, bu halkın “barış” istediğini bir anlamda tescil etti.
Siyasetçiler daha cesur ve kararlı davranabilecekleri bir alan buldurlar.
Ve, bu alanı kullanacaklarının önemli işaretlerini de vermeye başladılar.
Öcalan’la İmralı’da “anlamlı” görüşmelerin yapıldığını bizzat Öcalan açıkladı.
Dün de hükümet temsilcileriyle BDP yöneticileri buluştu.
Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, “bu iş bitsin artık” dedikten sonra çözüm için “fırsat” olduğunu söyledi.
BDP başkanı da olumlu konuştu.
İkisi de yeni bir anayasa hazırlanacağını ima ettiler.
Yeni bir Türkiye’yi oluşturacak, savaşı bitirecek, barışı kalıcı kılacak bir anayasa hazırlanacak.
CHP de bu barışçı gelişmeleri destekleyen bir tavır aldı.
MHP dışındaki bütün siyasi aktörlerin “barış” için hemfikir olduğu yeni bir siyaset iklimine kavuştuk ve anlaşılan bunu sonuna kadar götürmeye bu sefer herkes kararlı.
Bu “barış karşıtı” siyasetini de MHP sürekli olarak oy kaybederek ödüyor.
Bunun çeşitli nedenleri var.
En önemlilerinden biri, Türkiye zenginleşiyor, büyüyor ve gelirini arttırıyor.
Türkiye’nin muhafazakâr zenginleri de, yeni yeni ortaya çıkan Kürt burjuvazisi de bu zenginlikten pay almak istiyor.
Barışta daha zenginleşeceklerini biliyorlar.
Zenginliğin tabana yayılması da ancak barışla mümkün olacak.
Yazının devamını okumak için tıklayın.