Türkiye’nin “kirli iktidarlardan” bıktığı bir dönemde AKP “temiz bir parti” olarak geldi iktidara.
Zor zamanlardan geçti.
Sonra “geçmiş suçların ve cinayetlerin” hesabını soran dürüst bir parti olarak kitlelerin kalbini kazandı.
Kirlenmiş bir siyasetin ortasında yeni ve lekesiz bir parti olmanın olağanüstü hazzını yaşadı.
Lakin Türkiye gibi bir ülkede “temiz” kalmak çok zor.
İktidarının ilk yıllarındaki Hablemitoğlu cinayetini “geçmişin” günahları arasına yazarsak AKP döneminin üç büyük cinayeti var.
Hrant Dink.
Behçet Oktay.
Ve son olarak şu dehşet verici Uludere Katliamı.
Hrant Dink cinayetinin arkasındaki isimlerin çoğu açıkça bilinmesine rağmen siyasi iktidar o isimlerin ortaya çıkarılması için pek bir çaba göstermedi.
Hatta tam tersine, bugün Markar Esayan’ın yazdığı haberde okuyacağınız gibi Dink cinayetine karışan hemen hemen bütün isimler “terfi” ettirildi.
Devletin TİB gibi resmî müesseseleri Dink cinayetinin ortaya çıkarılması için uzun yıllar boyunca işbirliği yapmadı, hiç kimse onları işbirliğine zorlamadı.
Dink davasının bugün sonuçlanmasını bekleniyor ama ortada birkaç tetikçi çocuktan başkası yok.
Bu davayı böyle kapatırlarsa, emin olun bu dosya ileride yeniden açılacaktır.
Davanın soruşturulması sırasındaki bütün ihmaller, suçluyu saklama çabaları, şaibeli insanların korunması da yetkililere sorulacaktır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.