Resmi olmayan çocuklar bunlar.
Bu ülkede mermiler ve bombalar genellikle resmi çekilmemiş çocukları buluyor.
Dağlarda ölen Türk çocuklarıyla Kürt çocuklarının aileleriyle çekilmiş, bebekliklerini, büyümelerini, arkadaşlarıyla oynamalarını gösteren resimleri kalmıyor geriye.
Ya elde çapraz tüfekle üniformalı resimler, ya yeşil gerilla yeleği, sırtta kalaşnikof, dağlarda kötü bir makineyle çekilmiş resimler.
Geriye onlardan sadece bunlar kalıyor.
Onların büyüdükleri yerlerde fotoğraf makineleri yok.
Oğlunun cenazesine giyecek gömleği olmayan babalar, erken yaşlanmış anneler, ıssız mezralar, kıraç toprağı karasabanla yarılmış tarlalar, dar pencereli ışıksız kulübeler, çamurlu yollar, erken basan geceler var onların kısa hayatlarında.
Resmî bir kayıt için çekilmiş bir vesikalık bir de.
Ceylan, evinin önünde hayvan otlatırken bir roket mermisiyle paramparça olduğunda geriye sadece gözleri kocaman açılmış bir vesikalık resmi kalmıştı.
Başka bir resmi yoktu.
Bir kasaba fotoğrafçısında, kendisini ürküten o koca körüklü makineye gözlerini iri iri açarak bakan bir çocuk.
O gözler, bu ülkede savaşın yarattığı acıların sembolü oldu.
Kısacık ömründen geriye alan o koca gözlü resim, bu savaşın hepimize yaşattığı kederin keskin izi olarak kazındı içimize.
Şimdi de Canan’ı vurdular.
Canan on altı yaşında.
Onun da sadece tek bir resmi var.
Küçük bir çocukken çekilmiş bir resmi.
Büyük bir ihtimalle ilkokula başlarken çekilmiş.
Yazının devamını okumak için tıklayın.