Doğrusu iddiaları duyunca şöyle bir midem kasıldı.
Bana öyle geliyor ki toplum da bir kramp yaşamıştır.
Henüz daha Ergenekon iddianamesinin bir kısmını öğrenebildik ama bu öğrendiklerimiz bile dehşete kapılmamıza yeter.
Ahmet Taner Kışlalı’yı öldürmüşler, Danıştay’ı basıp yargıcı öldürmüşler, Hablemitoğlu’nu öldürmüşler.
Bilmiyorum dosyada bu iddiaların kuvvetli kanıtları var mı?..
Ama varsa korkunç olayların içinden geçtik demektir.
“Kemalizm”i savunduğunu, Kemalizm adına darbe yapmak gerektiğini söyleyen bir çete Kemalist bir yazarı öldürüyor.
Sırf dindar görünüşlü bir parti aleyhine hava yaratabilmek için bir yargıcı vurduruyor.
En Kemalist gazete olan Cumhuriyet’in binasını bombalatıyor.
Cinayetler hakkındaki kanıtları henüz bilmiyoruz ama Cumhuriyet binasına atılan bombaların, en azından “ikinci” seferinde kullanılanların, Ergenekon çetesinin cephaneliğinde yakalanan bombalarla aynı seriden olduğunu biliyoruz.
Bunu Cumhuriyet gazetesinin bir yazarı da doğruladı zaten.
Kendi fikirdaşını bombalayan bir çete, karşıtına ne yapmaz?
Bu bile bu çeteye karşı olmak için yeterli değil mi?
“Ben Ergenekon’un avukatlığını yapacağım” diyen politikacılar bu bombalama hakkında ne söyleyecekler?
Bu çetenin varlığını gizlemeye çalışan gazeteler ne yazacaklar?
Devletin içine köklerini uzatmış bir çeteden söz ediyoruz.
Amacı kaos yaratmak, ülkeyi perişan etmek olan bir çete.
Niye bunu yapmak istiyorlar?
İktidarı ele geçirmek için.
İktidarı ele geçirip ne yapacaklar?
Herhalde çete halinde yaptıklarını iktidar sahibi olarak bin misli fazlasıyla yapacaklar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.