Bugün Meclis’e bir yasa tasarısı geliyor.
Bu yasaya göre, başbakanın emriyle suç işleyen MİT görevlisini yargılayabilmek için başbakandan izin almanız gerekiyor.
Suçla yargının arasına başbakan giriyor ve kuvvetler ayrılığı ilkesi kökünden kırılıyor.
Niye böyle anormal bir yasa çıkıyor?
Başka bir anormalliği önlemek için.
Başbakan, MİT’e PKK ile görüşüp bir barış zemini yaratılması için emir vermiş, savcı bunu “suç” olarak değerlendiriyor ve bu görüşmeyi yapan MİT görevlilerini sorguya çağırıyor, belki de sorgudan sonra tutuklanmalarını isteyecek.
Seçilmiş hükümetin, çok önemli ve cesur bir siyasi tercihi yargı tarafından engellenmiş oluyor.
Yasama, yürütmeyi kendi denetimine almak istiyor, burada da kuvvetler ayrılığı ilkesi kökünden kırılıyor.
Tam Türkiye’ye uygun bir durum.
Bir saçmalığı, başka bir saçmalıkla düzeltmeye çalışıyoruz.
Yargı yürütmenin üstüne çıkmaya çalışıyor, yürütme buna karşılık yargıyı tümden devreden çıkartacak bir yasa hazırlıyor, yasama yargının denetim alanını kısıtlayacak bir iş yapmaya sıvanıyor.
Üç “erk”in üçü de “normalin” dışına çıkıyor.
Bu üç erkin her birinin garipliğini bir başka gariplikle düzeltme imkânı yoktur, eğer böyle yaparsanız her “düzeltme”de daha fazla gariplik yaratırsınız.
Devlet sisteminin her parçası ayrı ayrı manasızlıklara imza atıyorsa, normal bir insan zekâsı o “devlet sisteminin” bütününde bir saçmalık olduğunu düşünür.
Ve, o sistemin parçalarını tek tek, yeni saçmalıklarla düzeltmeye kalkmak yerine hepsini toptan yenileyecek bir iş yapar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.