Osmanlı’dan beri hayali kurulan projeyi gerçekleştirmek üzere harekete geçme cesaretini Başbakan Erdoğan gösterdi.
Bu ihtiraslı cesaret, Erdoğan’ın kişiliğine uygun düştüğü kadar, bize Türkiye’nin nerelere geldiğini de gösteriyor.
İsmiyle “müsemma” böyle “çılgın projeyi” hayata geçirebilecek bir düzeye varmış bir ülke Türkiye.
Kimse, “Biz böyle bir projeyi gerçekleştiremeyiz” demedi.
Herkeste Türkiye’nin bunu yapabileceğine güven tam.
Projenin yapılıp yapılamayacağı değil, yararlarıyla zararları tartışılıyor.
Projenin Boğaziçi’ni kurtaracağı kesin.
Böyle yeni bir kanalın “ekolojik dengeyi” nasıl etkileyeceğini, Türkiye’nin nüfus hareketinde nasıl bir sonuç vereceğini, seçilen bölgenin mimari açıdan doğru olup olmadığını uzmanlar tartışacak, belki projeye yeni katkılarda bulunacaklar.
Bütün bunların tartışılması için önümüzde iki yıl var Başbakan’ın söylediğine göre.
Herhalde, iktidar “ben böyle istiyorum” deyip konuyu kapatmayacak, uzmanların görüşlerini ve eleştirilerini de değerlendirecek.
Böyle bir projenin teknik özellikleri konusunda söz söyleyecek bilgiye de ehliyete de sahip değilim ama “hayalin” büyüklüğü, Boğaziçi’ni kurtaracak olması, bu ülkenin bu çapta bir projeyi gerçekleştirecek bir düzeye varması, bunun güvenini hissetmesi benim hoşuma gitti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.