Çok tuhaf iddialar var.
Bu iddiaların bazıları resmen doğrulanıyor, bazıları henüz doğrulanmıyor.
Amerikan Konsolosluğu’na yapılan “El Kaide” saldırısının aslında bir Ergenekon operasyonu olduğu polis tarafından da söyleniyor.
PKK’nın üstüne yıkılan Güngören ve Selimiye saldırılarının da Ergenekon işi olabileceği ise henüz doğrulanmayan iddialar arasında.
Sanki her yerde Ergenekon’un işaretleri gözüküyor.
Şu bazıları tarafından “küçümsenen” örgüt tarafından yani.
Bombalamaların dışında örgütün başka hedefleri olduğu da anlaşılıyor.
Yeni bir 28 Şubat yaratmak istiyorlar.
Son tutuklananlar arasında 28 Şubat kahramanlarının bulunması da, “dinci” olarak tanınan kesimden birilerinin adının bu olaylara karışması da yeni bir arayış olduğu görüşünü doğruluyor.
Çünkü bu son operasyonla 28 Şubat’ın aktörleri biraraya toplanıyor.
“Dinci” görünüşlü birileri, askerler, “şaşırtıcı sahneler” yaratmakta uzman olmuş kişiler.
Tabii bunların arasında en ilgi çekici olanları teğmenler.
Emekli orgeneraller Eruygur ile Tolon’a resmî ziyaretçi gönderecek kadar “biz adamımıza sahip çıkarız” mesajı vermeye meraklı bir Genelkurmay Başkanı’nın döneminde beş “muvazzaf” teğmenin gözaltına alınması kolay değil.
Bu teğmenler gözaltına alınabildiyse, bu ancak polisin Genelkurmay’ı “ikna” edecek kadar sağlam belgeler göstermesiyle mümkün olmuştur.
Başka türlüsü mümkün görünmüyor.
Ama tabii burada yeni bir soru çıkıyor ortaya.
Bu gencecik teğmenleri kim yönlendirdi?
Askerlikle ilgili biraz bilgisi olan herkes, beş teğmenin öyle tek başlarına hareket edemeyeceğini bilir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.