1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:36
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 22.10.2008
Ahmet Altan
Daha güzel bir hayat
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Daha güzel bir hayat Ahmet Altan - Daha güzel bir hayat Ahmet Altan - Daha güzel bir hayat Ahmet Altan - Daha güzel bir hayat Ahmet Altan - Daha güzel bir hayat Ahmet Altan - Daha güzel bir hayat Ahmet Altan - Daha güzel bir hayat Ahmet Altan - Daha güzel bir hayat
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Belki de soruyu böyle sormalıyız.

Burada daha güzel bir hayat sürebilir miydik?

Burada daha güzel bir hayat sürebilir miyiz?

Hepimiz biliyoruz ki sürebilirdik.

Sürebiliriz.

Bunun nasıl bir hayat olabileceği konusunda bir fikrimiz var.

Hiç bir baskıya uğramadan rahatça sere serpe yaşayacağımız bir hayat, inançlarımızın sorgulanmayacağı, düşüncelerimizin korkusuzca ifade edileceği, çocuklarımızın geleceğinden endişe etmeyeceğimiz, işsizlikten bunalmadığımız, gelirin adaletli bir şekilde dağıtıldığı, zenginleştiğimiz, adalete güvendiğimiz, devletin içinden çetelerin çıkmadığı, yarınımızdan emin olduğumuz, savaşsız, dövüşsüz, kansız, huzurlu bir hayat.

Böyle bir hayat işte.

Bizim hayatımız böyle olabilir mi?

Olabilir elbette.

Tabii, bizim böyle yaşamamıza engel olanlar var.

Tabii, bizim hepimizi tek bir kalıptan dökmek, hepimizi itaatkâr kullar haline getirmek isteyenler var.

Tabii, bizi ezerek güç ve para kazanmaya uğraşanlar var.

Tabii, bizi savaşlarda perişan ederek kendi mertebelerini yükseltmeye çabalayanlar var.

Var tabii bunlar.

Zalimler ve zulmediyorlar.

Ama bütün suçu onlara mı yükleyeceğiz?

Önce bir kendimize bakmamalı mıyız?

Neden onların bize zulmetmesine izin veriyoruz diye sormamalı mıyız?

Nasıl oluyor da küçük bir azınlık bu ülkenin çoğunluğunu baskı altında tutuyor?

Niye bu soruyu hiç sormuyorsunuz?

“Silahları var” mı diyeceksiniz?

Silah, kalabalıklardan destek bulmazsa bir işe yaramaz.

Engels’in benim çok sevdiğim bir sorusu vardır.

“Neden aynı adada sadece iki kişiyken Robinson Crusoe, Cuma’nın efendisi olabiliyordu?”

Herkesin aklına hemen, “Robinson’un silahı vardı” cevabı gelir.

Bu, kolay ve yanlış cevaptır.

Onların ilişkisini belirleyen “silah” değildi.

Bizim durumumuz Robinson’la Cuma’nın ilişkisine benzemez ama bu ilişkide de, aynı onların ilişkisinde olduğu gibi “efendiyi” belirleyen “silah” değildir.

Nedir biliyor musunuz?

Bizim, bizi ezen “silahla” ittifak kurup, o silahı düşmanlarımızı ezmek için kullanma arzumuzdur.

Bizi kul eden, bu gizli ve utandırıcı istektir.

Bugün bu çarpık yapı sürüyorsa, birileri hepimizi eziyorsa, istediğimiz gibi yaşayamıyorsak, inançlarımız, fikirlerimiz baskı altına alınıyorsa, bunun en temel nedenlerinden biri bu ülkede süren savaştır.

Savaş, hayatın normalleşmesine izin vermiyor.

Daha güzel bir hayat süremiyoruz.

Dindar biri, eşinin ya da kızının başörtüsü yüzünden baskı görebiliyor.

Türbanlı bir kız üniversite kapılarından döndürülüyor.

Solcular fikirlerinden dolayı yargılanıyor.

Kürtler, Kürtlüklerini yaşamak, anadillerini konuşmak, bir Kürt olarak varolmak istediklerinden kıyıma uğruyor.

Aleviler, mezheplerinden dolayı devletten dışlanıyor, okullarda çocuklarına eziyet ediliyor.

Bütün bu zulmü gerçekleştirenler iktidarlarını “savaş” sayesinde devam ettiriyorlar.

Savaş bittiğinde, onların iktidarı da bitecek.

Peki, kaç dindar, kaç Alevi, kaç Kürt, kaç solcu biraraya gelip ortaklaşa savaşa karşı çıkıyor?

Niye biraraya gelmiyorlar?

Hepsi eziliyor.

Hepsini aynı güç eziyor.

Ama onlar birleşmiyor.

Savaşa ve zulme birlikte karşı çıkmıyor.

Savaşı durdurmadan, zulmü durduramayacaksınız.

Peki, kaç dindar savaşı durdurmak için harekete geçti, kaç dindar Kürtlerin hakkını savundu?

Kaç solcu dindarların türbanına sahip çıktı?

Kaç Alevi, türban hakkı için mücadele etti?

Kaç Kürt, “genç kızların türbanına dokunmayın” dedi.

Türban yasaklandığında, AKP kapatılmak istendiğinde Kürtler neredeydi?

DTP kapatılırken AKP’liler, dindarlar nerede?

Biz daha güzel bir hayat sürebiliriz.

Sürmeliyiz de.

Hepimiz birarada eziliyoruz, hepimizin hayatını çalıyorlar.

Silahları sayesinde yapmıyorlar bunu.

Hepimiz, bizi ezen silahın kabzasının bir ucundan tuttuğumuz için yapıyorlar.

Özgür mü olmak istiyorsunuz, mutlu mu olmak istiyorsunuz, zengin mi olmak istiyorsunuz, güvenli mi olmak istiyorsunuz?

Olabilirsiniz.

Birlikte hareket ettiğinizde bunu yapabilirsiniz.

Savaşı elbirliğiyle sona erdirdiğinizde bu amaca ulaşabilirsiniz.

Silaha kızmayın.

Silahın kabzasına bakın.

Orada göreceğiniz kendi eliniz sizi zebun ediyor.

O ele kızın.

Ve ezilmek istemiyorsanız, çekin elinizi o kabzadan.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Daha güzel bir hayat - Ahmet Altan
03.09.2010 05:36:32