1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:45
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 03.07.2008
Ahmet Altan
Darbe ve medya
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Darbe ve medya Ahmet Altan - Darbe ve medya Ahmet Altan - Darbe ve medya Ahmet Altan - Darbe ve medya Ahmet Altan - Darbe ve medya Ahmet Altan - Darbe ve medya Ahmet Altan - Darbe ve medya Ahmet Altan - Darbe ve medya
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Her darbenin bir medyaya ihtiyacı vardır. Darbe silahsız olur ama medyasız olmaz. Çünkü darbelerin altyapısını medya hazırlar, ülkeyi “korkunç” bir tehlikeyle karşı karşıya olduğuna ikna etmek, insanlarda “biri gelsin bizi kurtarsın” duygusu yaratmak medyanın görevidir. Bu ülke yıllarca “komünizm” tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna nasıl inandı? Türkiye’de komünist bir sistemin kurulmasının ne imkânı ne ihtimali vardı. İşçi sınıfı bile yoktu o zamanlarda. Gencecik çocukların hiçbir sosyal temeli, hiçbir toplumsal tabanı olmayan hareketleri bu ülkeye büyük komünist ayaklanması diye nasıl yutturuldu? 12 Mart’ta ihtiraslı generallerin kendi aralarındaki iktidar mücadelesini, bu halk nasıl oldu da “komünist devrimin” önlenmesi olarak kabul etti? Bu insanlar ne olduğunu bile bilmedikleri komünizmin bir “öcü”, ordunun da tek kurtarıcı olduğuna nasıl inandı? Medya sayesinde inandı. Darbe yandaşı medyanın birinci görevi bir “korku” yaratmaktır. Ortada toplumsal bir “korku” olmadan darbe olmaz çünkü. Darbe, bir korkunun üzerine inşa edilir. Eğer vaktiniz varsa gidin bir kütüphaneye bizim gazeteleri bir tarayın. Nasıl bir dehşet duygusu yarattıklarını göreceksiniz. Darbeciler de kendilerine bağlı “Ergenekon”larla bu dehşetin yaratılmasına yardımcı olacak eylemleri ateşlerler. 12 Eylül’de yakalanan bir tabancanın sabahleyin bir solcuyu, öğleden sonra bir sağcıyı vurmuş olduğunun ortaya çıktığını hiç unutmayın. Bir Ergenekon varsa mutlaka bir de medyası vardır. Ergenekonların beslediği dehşeti halka çarpıtarak sunacak bir medya olmasa, o dehşet eylemleri ne işe arar? Medya o terörü apaçık yazsa Ergenekonlar teröre mi bulaşabilir? Ne yazık ki darbeler her zaman kendilerine yandaş medya bulurlar. Çünkü darbeler çok para dağıtırlar. Hiç kimse onları denetleyemediği, kimse onlara hesap soramadığı için darbeciler yandaş medyayı paraya boğarlar. 28 ?ubat’ın en büyük banka soygunlarının gerçekleştiği dönem olduğunu her zaman aklımızda tutmalıyız. Darbeci medyanın ne beklediğini anlayabilmek için o dönemi iyi bir incelemek gerekir. Bugün de Ergenekon’un ve darbenin bir medyası var. Dehşet yaratmak için programlanmış bir silahlı çeteyi “vatansever” grup, darbecileri “ülkeyi kurtarmak isteyen insanlar” olarak göstermeye çalışan bir medya. O medyada “darbe” sözcüğüne pek rastlamazsınız. Eğer rastlarsanız, “aslında böyle bir darbe tehlikesinin olmadığını” anlatan satırlarda rastlarsınız. Organize bir eylemin sonucu öldürüldüğü, jandarma istihbaratının cinayeti çok önceden bildiği anlaşılan Hrant Dink cinayeti onlar için “birkaç serseri çocuğun” işidir. Buna inandırmak için çok uğraşırlar. Darbeleri, çete cinayetlerini perdelemeye çabalarlar. Ve, “tehlikeyi” abartırlar. Laiklik tehlikededir. Kadınlarımızın başlarını bağlamak için gelmektedirler. İçki yasaklanıyordur. Avrupa Birliği, Türkiye’de “İslami bir cumhuriyet” kurmak için kıvranmaktadır. “Cahil” halk irticayı desteklemektedir. Türkiye’yi “irticadan” kurtarmak için ne halktan ne Avrupa’dan bir ümit vardır. Ve, Türkiye kurtarılmalıdır. Bu şartlarda sizce “kurtarıcı” olarak kimi göstermektedir bu gazetelerle televizyonlar? Adres bellidir. Daha önce onları paraya boğan bir adres. “Darbeci paşaların” gözaltına alınması, Ergenekon çetesinin yakalanması onlar için hüzün verici olaylardır. Bütün bu gözaltıları, soruşturmaları, “Türkiye’yi kurtarmaya uğraşanları sindirecek” operasyonlar olarak sunarlar okuyucularına. Paşaların darbe hazırladığını ortaya koyan günlükler “unutulmalıdır”, çetenin işlediği cinayetler, attığı bombalar konuşulmamalıdır. Televizyonlara bakın. Gazeteleri okuyun. Kullandıkları sözcüklere dikkat edin. Darbe medyasını göreceksiniz. O medyada çalışan çok dürüst insanlar da var ama oralarda “psikolojik savaş” elemanı olan yazarlar ve yöneticiler de var. Ama bu sefer beceremeyecekler. Bütün bu gelişmeler, onların beceremeyeceğinin işareti. Demokrasinin tehlikede olmasına hiç aldırmayan bu medya şimdi şaşkınlıkla bu ülkede “demokrasi” isteyen insanlar olduğunu görüyor. Ve, komik bir şekilde yüksek tirajlarına rağmen marjinalleşiyorlar. Çünkü artık darbenin ve Ergenekon’un bir medyası olduğu gibi... Demokrasinin de bir medyası var bu ülkede. Onları öfkeden çıldırtan da bu. Ama onları öfkelendiren, halkı sevindiriyor. Artık darbe istemiyor çünkü bu ülke. 03.07.2008

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Darbe ve medya - Ahmet Altan
03.09.2010 06:45:22