Ben bütün askerî darbelerin alçakça olduğuna inanırım.
Toplumun kendilerine bambaşka amaçlarla emanet ettiği silahları o topluma karşı çevirip kendi çıkarları ve iktidarları için kullananlar, yaptıkları alçaklığı ve işledikleri suçu saklayabilmek için elbette kendilerine müttefikler ararlar.
O müttefiklerle birlikte darbenin zeminini hazırlarlar.
Biz bugün 28 Şubat’ın gizli belgelerini yayınlıyoruz.
Medyanın nasıl kullanıldığını, toplumun nasıl kandırıldığını bu belgelerle göreceksiniz.
O korkunç dönemi yaşayanlar, hemen her gece televizyonlarda siyahlar giymiş, sarıklı, külahlı bir kalabalığı gördüklerini hatırlarlar.
Ertesi gün gazeteler o “siyahlıların” resimlerini yayımlardı.
Kendilerine Aczmendi denilen yaklaşık yüz kişilik bir grup şehir şehir dolaşırdı.
Bütün ülkede “irtica” yayılıyormuş havası estirilirdi.
Şimdi bu belgeleri okuduğunuzda, medyanın o Aczmendi grubunu askerlerin talimatıyla gösterdiğini göreceksiniz.
Talimat çok açık:
“Aczmendiler gündemde tutulacak.”
Aynı talimatın bir sonraki cümlesi de şöyle:
“Üfürükçüler de gündemde tutulacak.”
Daha geçenlerde “captagon” imal etmekten tutuklanan biri o dönemler “üfürükçü” kadrosundan gelmişti televizyonlara.
Ayinler yönetiyor, kadınlara tuhaf şeyler yapıyor ve bütün bunlar “bilinmeyen” biri tarafından kameralara kaydedilip yayınlanıyordu.
İki üfürükçü, yüz Aczmendi ve “işbirlikçi” bir medya ile biz 28 Şubat’a geldik.
Medya öylesine sefil bir haldeydi ki “andıçlarla” kendi meslektaşlarının bile hayatlarına kastetti.
Birçok gazeteci o andıç yüzünden işini kaybetti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.