Osmanlı’da şehzadeler öldürülme korkusuyla yaşarlardı.
Hatta bir tanesini kapatıldığı yerden çıkarıp kardeşinin yerine tahta oturacağını söylediklerinde, kendine bir oyun yapıldığını sanıp, “ben taht istemiyorum,” diye bağırmıştı.
Aralarında çıldıranlar vardı.
Etrafınızdaki herkesin size “düşman” olduğunu, sizi gözetlediğini, sizi öldürmeğe hazırlandığını düşünerek yaşamak, sonunda insanı çıldırtır çünkü.
Bizim cumhuriyetimizde “şehzade” yok.
Biz, çocuklarımıza ve gençlerimize kafese kapatılmış şehzade muamelesi yapıyoruz.
Onlara sürekli olarak “bütün dünyanın bize düşman olduğunu” öğretip, onları kuşkucu, güvensiz, kendi ırkından başka herkesten nefret eden insanlar haline getiriyoruz.
Bunu da “vatanseverlik” adına yapıyoruz.
Son olarak biliyorsunuz “Sarı Gelin” skandalı patladı.
Okullarda öğrencilere, “Ermenilerin Türklere neler yaptığını anlatan” videolar gösteriliyordu.
Bütün bir nesli “Ermeni düşmanı” yapmak için inanılmaz bir çaba.
Sen bir milyondan fazla Ermeniyi öldür, Anadolu’dan Ermenilerin izini sil, mallarına mülklerine el koy sonra da “Ermeniler bize neler yaptılar” diye çocuklara videolar göster.
Türkiye’nin dışında yaşayan hemen hemen herkes Ermeni olaylarını biliyor.
İttihat Terakki Partisi’nin yöneticilerinin bilinçli bir şekilde soykırım uyguladığını biliyor.
Ermenilerin çektiği acıları biliyor.
Bu gerçeği bilmeyen bir tek Türkler.
Şimdi siz, “Ermenilerin Türkleri öldürdüğünü” öğrenerek büyüyen çocukların ilerde dünyanın bildiği ve söylediği gerçeklerle karşılaştığında yaşayacaklarını düşünün.
Bütün dünyanın yalan söylediğini, bütün dünyanın kendisine ve ırkına düşman olduğunu sanacak.
Yazının devamını okumak için tıklayın.