Kirlilik, anlaşılan bünyenin bütün zerrelerine nüfuz etmiş.
Şu Türkiye Futbol Federasyonu denen örgüte bakın.
Neredeyse binlerce sayfalık ifade, konuşma tapesi, resimler, itiraflar var ortada, mahkeme bunlara bakarak “tutuklama” kararları veriyor ama karar vermesi için yasalara göre sadece “kanaat getirmesi” yeterli olan Federasyon bir “kanaate” varamıyor.
Bu kararın “adaletine” inanan bir tek vatandaş var mı acaba bu ülkede?
Federasyon’un verdiği, daha doğrusu “veremediği” karar, kirli olduğunu artık hepimizin ayan beyan bildiği futbolumuzun aynen devamına yol açıyor.
Bizim federasyon, “iddianame” açıklanınca karar verecekmiş.
İddianameye dayanak olacak bütün belgeler ellerinde, neden “iddianamenin” yazılmasını beklediklerini açıklayabilecek bir mantık var mı?
Diyelim ki şu son çıkan ve “şikeyi” suç sayan yasa yok, savcılar bir soruşturma açmadı ama şu anda savcının elinde bulunan belgeler Federasyon’un elinde.
Federasyon ne yapacaktı?
Ortada bir iddianame olmayacağına göre demek ki “şikeye” karar vermeyecekti.
Şike serbest olacaktı.
Öyle mi?
Elde hangi kanıt, belge, itiraf olursa olsun, savcının iddianamesine girmeyecek hiçbir şike kuşkusu Federasyon’u ilgilendirmeyecekti.
Öyleyse neden bir federasyona ihtiyaç var?
Bırakalım, futbolumuzu mahkemeler idare etsin.
Yazının devamını okumak için tıklayın.