Son PKK eylemleri şimdi başka bir tehlikeyi yaratmaya başlamış görünüyor.
Devletin şahinleşmesi.
Küçük küçük haberleri mozaik parçaları gibi yan yana koyup uzaktan baktığınızda ürkütücü bir tablo çıkıyor karşınıza.
Dersim dağlarına, Kato’ya, Cudi’ye, Gabar’a binlerce “profesyonel” asker indiriliyor, “düz” askerler geri çekiliyor.
Bu yeni birlikler savaşmayı bilen komandolardan oluşuyor.
Ağır ağır dağları sarıyor, çemberi daraltıyorlar.
Yakın zamana kadar Hakkâri ile Şırnak’ı PKK yönetimine bırakmış olan devlet aygıtı, şimdi bütün gücüyle Güneydoğu’ya ve PKK’ya yöneliyor.
Devlet bölgedeki gücünü arttırırken PKK eylemleri de ardı ardına fiyaskolara dönüşüyor, en zayıf halkalardan biri olduğu anlaşılan Siirt’teki karakol baskınında üç ölü bırakıp kaçmak zorunda kalıyorlar.
Siirt’te Emniyet’i basacağız diye gidip genç kızları tarıyorlar.
Batman’da eyleme giden PKK’lılar hamile bir kadınla çocuğunun öldürülmesine yol açan bir çatışmadan sonra öldürülüyorlar.
Daha önce karşılaşmadığı bir savaş ortamında sıkışmış ve beceriksizleşmiş bir PKK görüntüsü, devletin içindeki şahinlerin iştahını açıyor.
Şimdi PKK, son zamanlarda göründüğü kadar güçsüz ve beceriksiz olmadığını kanıtlamak için mutlaka çok büyük bir eylem yapacaktır ama o eylemin sonucu ne olursa olsun şahinlerin “inancı” değişmeyecektir.
Değişik kalemlerden çıkan yazıları okuyup, televizyonlardaki konuşmaları dinleyince, “PKK’yla ne müzakeresi, bunlarla müzakere olmaz, yok edin PKK’yı” anlayışının sahiplerinin epeyce kalabalık olduğu ve devlet içinde gittikçe daha fazla ağırlık kazandığı seziliyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.