Bütün ülke aynı görüntüleri konuşuyor.
Başbakan Erdoğan’ın Şimon Peres’e çıkışması ve “siz öldürmeyi iyi bilirsiniz” demesi “ulusal gururumuzu” bir iyice okşamış durumda.
Erdoğan’ın kendine özgü jestleriyle sahneyi terk etmesi de ayrıca etkili oldu.
Sanırım, bu sahneler Erdoğan’ı sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da da bir “kahraman” haline getirecek.
Gazze’de yeni doğan bebeklere “Türkiye” ismi verildiğine dair haberler bile var.
Erdoğan’ın bu tepkisi “daha önceden” hesaplanmış bir hareket miydi yoksa o anda patlayan bir öfke miydi tam bilemiyorum.
Ama bu olayın Erdoğan’a yeryüzündeki Müslümanlar arasında büyük bir popülarite kazandırdığı bir gerçek.
Şimon Peres’in bu tartışmadan sonra iki kez özür dilemesi de Erdoğan’ın pozisyonunu güçlendirdi sanırım.
Türkiye’ye her zaman “kuşkuyla” hatta geçmişten kalan gizli bir öfkeyle bakan Arap dünyasında Türkiye’nin imajı bu olaydan sonra herhalde epeyce değişmiştir.
Bunun Türkiye’nin ve Erdoğan’ın lehine sonuçlanacak bir gelişmeler dizisi yaratabileceğini düşünmek zor değil.
Müslümanlar arasında güçlü ve popüler bir Türkiye’nin dünyadaki ağırlığı da artar büyük bir ihtimalle.
Belki “Doğu ile Batı” arasında o çok istediğimiz “köprü” rolünü daha güçlü bir şekilde üstlenebiliriz.
Tabii bir de İsrail’in ve Batı’nın bu “olayı” nasıl değerlendireceği var.
İsrail’le ilişkilerin sadece bir “jest” yüzünden değişeceğini hiç sanmam.
Türkiye İsrail’le silah alışverişini sürdürür.
Batı da, Ortadoğu’daki Müslümanlar arasında daha “popüler” bir Türkiye’yi tercih edebilir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.