1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:58
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 31.01.2009
Ahmet Altan
Diplomasi
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Diplomasi Ahmet Altan - Diplomasi Ahmet Altan - Diplomasi Ahmet Altan - Diplomasi Ahmet Altan - Diplomasi Ahmet Altan - Diplomasi Ahmet Altan - Diplomasi Ahmet Altan - Diplomasi
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Bütün ülke aynı görüntüleri konuşuyor.
Başbakan Erdoğan’ın Şimon Peres’e çıkışması ve “siz öldürmeyi iyi bilirsiniz” demesi “ulusal gururumuzu” bir iyice okşamış durumda.
Erdoğan’ın kendine özgü jestleriyle sahneyi terk etmesi de ayrıca etkili oldu.
Sanırım, bu sahneler Erdoğan’ı sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da da bir “kahraman” haline getirecek.
Gazze’de yeni doğan bebeklere “Türkiye” ismi verildiğine dair haberler bile var.
Erdoğan’ın bu tepkisi “daha önceden” hesaplanmış bir hareket miydi yoksa o anda patlayan bir öfke miydi tam bilemiyorum.
Ama bu olayın Erdoğan’a yeryüzündeki Müslümanlar arasında büyük bir popülarite kazandırdığı bir gerçek.
Şimon Peres’in bu tartışmadan sonra iki kez özür dilemesi de Erdoğan’ın pozisyonunu güçlendirdi sanırım.
Türkiye’ye her zaman “kuşkuyla” hatta geçmişten kalan gizli bir öfkeyle bakan Arap dünyasında Türkiye’nin imajı bu olaydan sonra herhalde epeyce değişmiştir.
Bunun Türkiye’nin ve Erdoğan’ın lehine sonuçlanacak bir gelişmeler dizisi yaratabileceğini düşünmek zor değil.
Müslümanlar arasında güçlü ve popüler bir Türkiye’nin dünyadaki ağırlığı da artar büyük bir ihtimalle.
Belki “Doğu ile Batı” arasında o çok istediğimiz “köprü” rolünü daha güçlü bir şekilde üstlenebiliriz.
Tabii bir de İsrail’in ve Batı’nın bu “olayı” nasıl değerlendireceği var.
İsrail’le ilişkilerin sadece bir “jest” yüzünden değişeceğini hiç sanmam.
Türkiye İsrail’le silah alışverişini sürdürür.
Batı da, Ortadoğu’daki Müslümanlar arasında daha “popüler” bir Türkiye’yi tercih edebilir.
Bu çıkıştan bir avantaj sağlanabilir.
Ama...
Bir de “ama”sı var bu işin.
Erdoğan’ın dolayısıyla da Türkiye’nin hassasiyetlerinin hep “din” temelli olması bütün dünyanın dikkatini çeker.
“Siz öldürmeyi biliyorsunuz” sözünü de bir kenara kaydedip bunu Türkiye’ye de söyleyebilirler.
Erdoğan da Türkiye de, Filistin halkının acılarına sahip çıkarken “demokrat” bir ülke olmamanın sonuçlarını yaşar.
Gazze’de “insanların zulüm görmesine” karşı çıkan Erdoğan’a, “sizin ülkenizde öldürülen Kürtler hakkında ne düşünüyorsunuz” diye sorarlar.
Filistinlilerin acılarının durdurulmasını haklı olarak isteyen Erdoğan, JİTEM’in öldürdüğü Kürtler hakkında ne yaptı?
İşlenen cinayetlerin bir kısmı itirafçı Aygan tarafından açıkça anlatıldı.
Bu itiraflar yıllar önce Özgür Gündem gazetesinde de yayınlandı.
O zaman ne yapıldı?
Daha sonra parça parça diğer gazetelere yansıdı.
Son olarak bu hafta detaylı bir şekilde bunları Neşe Düzel’in röportajında okuduk.
Erdoğan, niye bu cinayetleri soruşturmuyor?
Niye bu cinayetlerin faillerinin bulunması için harekete geçmiyor?
Dahası, bu cinayetlerin en önemli sorumlularından biri olduğu açıklanan albaya “madalya” verilmesini niye talep ediyor ve madalya verdiriyor?
Yirmi beş yıldır bir iç savaşın sürdüğü, elli bin kişinin öldüğü, binlerce faili meçhul cinayetin işlendiği bir ülkenin başbakanı olmak kolay değil.
Eğer Türkiye’nin başbakanının İsrail Cumhurbaşkanı’na hesap sorabileceğini, öldürülen Filistinlilerin haklarını savunabileceğini kabul ediyorsak, herhangi bir ülkenin başbakanının da bizim başbakanımıza öldürülen Kürtlerin, faili meçhullerin hesabını sorabileceğini kabul etmemiz gerekiyor.
Vicdan ve dürüstlük bunu emrediyor.
Buna razı mıyız?
Eğer razı değilsek, ikiyüzlü davranıyoruz demektir.
Yeryüzündeki herkes öldürülen Filistinlilerin hesabını sorabilmeli.
Yeryüzündeki herkes öldürülen Kürtlerin de hesabını sorabilmeli.
Yeryüzündeki herkes Darfur’da katledilen insanların da hesabını sorabilmeli.
Siz, Darfur’da öldürülen binlerce insanın sorumlusu olan Sudan Devlet Başkanı’nı burada alayı vala ile ağırlar, Kürtleri hedef alan faili meçhulleri duymazdan gelir, sadece Filistinlilerin hesabını sorarsanız “inandırıcılığınız“ zedelenir.
Doğrusu, Türkiye’nin dünyadaki bütün cinayetlerin, katliamların hesabını sorabilecek, ezilenlerin hakkını savunacak bir ülke haline gelmesini çok isterim.
Ama buna, Davos’ta Peres’e kızmak yetmiyor.
Bunun için önce kendi evini düzeltmen gerekiyor.
Kendi ülkendeki cinayetlerin de hesabını sorman gerekiyor.
Faili meçhul cinayetler nedeniyle yargılanan birine madalya vermemen gerekiyor.
Darfur’da öldürülenlerin acısını da içinde duyman, onun sorumlusunu kınaman gerekiyor.
Erdoğan’ın son çıkışının ona içerde ve dışarıda önemli bir prestij sağlayacağını düşünüyorum doğrusu.
Ama Türkiye’nin “kalıcı” bir ağırlık ve saygıdeğerlik için “insan hakları” konusunda tutarlı bir davranış sergilemek zorunda olduğu da açık.
Umarım, Erdoğan “dünyada haksızlığa karşı çıkan lider” imajını sevmiştir ve Türkiye’nin de dünyanın bir parçası olduğunu hatırlayıp bu ülkedeki haksızlıklara ve cinayetlere de aynı dirayetle karşı çıkar.
Eğer bunu becerebilirse, işte o zaman bütün dünyada hiçbir “kuşkuya” yer bırakmadan “ciddi bir lider” olarak selamlanır.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Diplomasi - Ahmet Altan
03.09.2010 05:58:33