Bu savaş bitecek, bir ay sonra, bir yıl sonra, on yıl sonra ama bitecek.
Savaşın sonsuza dek sürmeyeceğinde hemfikir miyiz?
“Hayır, asla bitmeyecek” diyen kimsenin çıkacağını sanmıyorum.
O zaman bu savaş niye uzuyor?
Çünkü “silahla” bugünkünden daha iyi şartlar elde edeceğini sananlar var.
Temmuzda Kandil kendini bu yanılgıya kaptırdı, üç ayda bunun gerçekleşemeyeceğini hep birlikte gördük.
Şimdi, PKK’nın hata yaptığını, gücünü abarttığını gören bazıları PKK’yı silahla bitirme hayallerine kapıldılar.
PKK’nın hayalinden farklı değil bu da, denerlerse PKK gibi kısa zamanda hatalarını görürler.
İki taraf da silahla gelinebilecek son sınıra gelip dayandı, bundan sonra sadece insanlar ölür ama ne PKK silahla toprak alabilir, ne devlet silahla PKK’yı yok edebilir.
Silahın miadı doldu bu savaşta.
Biraz kabaca söyleyeceğim için beni bağışlayın ama “ahmaklığın lüzumu yok”, normal bir insan zekâsı, bir şeyin onun hayalindeki gibi olmadığını kavramak için kaç defa denemek zorundadır, kaç denemeden sonra “bu benim sandığım gibi olmuyor” der?
Her “deneme” ölüm demek.
Son “denemede” de kaç insan boş yere öldü.
Şimdi, en azından PKK yönetimi gerçekleri kavramış gözüküyor, Apo’yu dışlayarak, “devrimci halk savaşı” hayalleri kurarak, temelsiz analizlerin üzerine stratejiler oluşturarak bir yere varılamayacağını anladıklarını umuyorum.
Bunun ümit verici işaretleri var.
Karayılan’ın yazdığı mektup bunun çok önemli bir işaretiydi.
PKK’nın Kandil’deki lideri temmuzda tırmanan savaşı “kendilerinin başlatmadığını, hükümetin kendilerini buna zorlandığını” söylüyordu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.