Siyasi görüşler, duruşlar, anlayışlar farklı olabilir, olmalıdır da.
Ama bütün bu farklı görüşlerin üstünde durduğu “zemini” oluşturan “değerlerde” anlaşamamak ciddi sorun yaratır.
O zemini oluşturan ortak değerlerden biri ahlak kurallarıdır.
Eğer siyasi değerlerimiz kadar ahlaki değerlerimiz de farklıysa, tartışmanın, mücadelenin, siyasi rekabetin sınırsız bir ahlaksızlığa kapı açması da mümkün hale gelir.
Son günlerde, CHP-OdaTv ilişkileriyle ilgili neredeyse “şakacı” yorumlar yapıldığını görüyoruz.
Bazı gazeteler ise, OdaTv muhabiri İklim Bayraktar ile CHP Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı konuşmaya, o konuşmanın içeriğine neredeyse hiç değinmiyorlar.
Bir parti lideriyle, bir gazetecinin “kırk dakika” rakip partiden bir politikacıya kurulacak tuzak hakkında konuşması, parti başkanının “Git kendi imkânlarınla yap bunları” demesi ahlaka çok mu uygun görünüyor?
Bu ülkedeki gazetelerin ve gazetecilerin “ortak ahlaki değerleri”, böyle bir konuşmayı olağan ve sıradan mı buluyor?
Siyasi ve mesleki ahlaka uygun mu bunlar?
Buna hiçbir tepkileri, itirazları yok mu?
Üstelik bu konuşma birçok açıdan “ahlaka aykırı” davranışlar içeriyor.
Muhabir, sadece rakip bir politikacıya tuzak kurmuyor, bu tuzakta “işbirliği” yapmasını Kemal Kılıçdaroğlu’na teklif ederek onu da “suç ortağı” yapacak ve şantaja açık hale getirecek bir öneride bulunuyor.
Kılıçdaroğlu kendine kurulan tuzağa düşmüyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.