Bu seçimlerin sonrasındaki Türkiye, geçen seçimlerin sonrasındaki Türkiye’den çok farklı.
22 Temmuz’da darbeciler, Ergenekoncular, onların medyadaki ve yargıdaki uzantıları henüz gereken dersi almamışlardı, gelişmelerin yönünü okumakta aciz kalmışlardı.
Geleceği görmekteki yetersizlikleri, olanları anlamaktaki körlükleri onları “küstahlaştırmıştı”, halkın o büyük cevabına rağmen hâlâ halk iradesiyle iktidara gelmiş olan bir siyasi partiyi yıkabilecekleri yanılgısını taşımak onları pervasızlaştırmıştı.
Halkın büyük desteğine sahip olan AKP’yi devirmeye teşebbüs ettiler.
Darbe planlarıyla yaptılar bunu, lahikalarla, fişlemelerle, cuntalarla, kapatma davalarıyla, yargıyla kurdukları gizli ilişkilerle yaptılar.
İçyüzlerinin belgelerle ortaya çıkması, gözlerden ırak yaptıkları toplantıların kamuya yansıması, darbe planlarının yakalanması, Ergenekon ve Balyoz davalarının sürdürülmesi, bunlara tevessül eden generallerin ve hukukçuların ayıklanması, onlara artık bu işlerin bir daha tekrarlanmayacağını öğretti.
Şimdi ne generaller, ne medya, ne de iş dünyasının gıllıgışlı düzenlere meraklı adamları böyle işlere kalkışabilecek durumda.
Demokrasi dışı unsurların hepsi değilse de büyük bir kısmı temizlendi.
Hukuk dışı oyunlara kalkışacak olanların cezalandırılacağı açıkça anlaşıldı.
Ergenekonvari işlere girişeceklerin paçalarını kurtaramayacağı öğrenildi.
Halkın bu tür rezilliklere bir daha izin vermeyeceği kafalara çakıldı.
Askerî vesayetin geriletilmesinde büyük bir rol oynayan AKP’nin önünde geniş bir siyasi alan açıldı, demokrasiye ve barışa doğru yürüyüşünü engelleyebilecek hiçbir “derin” engel yok artık.
Yazının devamını okumak için tıklayın.