Eğer Cumhuriyet Halk Partisi’ne “sosyal demokrat” bir muhalefet partisi olduğunu kabul ederek bakarsanız, bu partinin “acayipliklerini” anlamak asla mümkün olamaz.
CHP’nin ne yaptığını, neyi savunduğunu anlayabilmek için onun “halkın oylarıyla seçilmemiş” gizli bir iktidar partisi olduğunu fark etmek gerekir önce.
Dün, CHP grup toplantısında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, yüzünün çizgilerine şöyle bir sürünüp geçen müstehzi ve bence biraz da müstehcen bir gülümsemeyle, “Bakarsınız bir iki saate kadar Cumhurbaşkanı Gül de bu konuda kararını verir, bu yasayı iptal eder,” diyordu.
Sözünü ettiği konu, “darbeci askerlerin sivil yargıda yargılanmasını” öngören yasaydı.
Peki, Gül niye “bir iki saat” içinde bu konuda kararını verecekti?
Çünkü Baykal konuştuğu sırada Milli Güvenlik Kurulu sürüyordu.
Baykal bu toplantıda, askerlerin cumhurbaşkanını, en kibar deyimle, “ikna edeceğini” daha gerçekçi bir söyleyişle “korkutacağını” ima ediyordu.
Şimdi bu meseleye şöyle yakından bir baktığımızda CHP’nin “ne olduğunu” da rahatlıkla anlarız.
CHP, “darbeci askerlerin sivil yargıda yargılanmasına” karşı.
Varlığını halkın iradesine dayandıran herhangi ciddi bir siyasi parti, “darbecilerin sivil mahkemede yargılanmasına” karşı çıkar mı?
Siyasi parti, kendi varlığını koruyabilmek, var olabilmek için “darbelere” karşıdır ve onların en ciddi biçimde yargılanmasını ister.
CHP, bunu istemiyor.
Bunu istemediği gibi “askerlerin” cumhurbaşkanının fikrini değiştireceğini de gülerek söyleyebiliyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.