Darbeciler hapse atılsın mı?
Cevabım, kesinlikle evet.
Kendi halkına ihanet edenlerin, kendi halkına zulmedenlerin, askerliği bir rezilliğe döndürenlerin, bütün bir toplumun gelişimine set çekenlerin en ağır şekilde cezalandırılmalarını, bir daha kimsenin darbeyi aklından bile geçirmesine olanak vermeyecek bir örnek oluşturmalarını isterim.
En büyük arzularımdan biri bu sefilliğin hayatımızdan çıkartılıp atılmasıdır.
Sırf kendi iktidarlarına yol açmak için cinayetler işletenlerin, suikastlar düzenleyenlerin, iftiralar atanların birer “lanetli” olarak toplumun dışına fırlatılmaları gerektiğine inanırım.
Amma...
Darbecilerin cezalandırılması bir “intikam operasyonu” değildir, bir suçun hukuki karşılığının verilmesidir, darbeye heves edeceklerin bu hayallerinden vazgeçmelerinin sağlanmasıdır.
Bu insanların çoluğuna çocuğuna hayatı zindan etmek demek değildir “darbecilerin” cezalandırılması.
Önceki gün, şu anda tutuklu bulunan Albay Dursun Çiçek’in eşine yapılanları okuyunca içim sızladı, kendi yaşadıklarımızı hatırladım.
Albay Çiçek’in eşi, kocasını hapishanede ziyaret edebilmek ve ona yakın olabilmek için İstanbul’a tayinini istemiş.
Kalkıp onu Ardahan’a tayin etmişler.
Bu kararı kim, niye verdi bilmiyorum ama fevkalade insafsızca davranıldığını biliyorum.
Eminim ki o hanımı Ardahan’a göndermeyi haklı gösterecek bir sürü teknik detay sayabilirler.
Umurumda bile değil.
Vicdan diye bir şey var, kocası ne yapmış olursa olsun, karısını böyle cezalandırmazsın.
Yazının devamını okumak için tıklayın.