Müthiş gelişmeler oluyor.
12 Eylül darbesinin komutanı Kenan Evren dün savcıya “darbe yapmak suçundan” ifade verdi.
İnsanları idam sehpasına gözünü kırpmadan göndermiş biri Evren.
Diyarbakır Cezaevi’nde yapılan korkunç işkencelerin bir numaralı sorumlusu.
Bu ülkeye çok acı çektirdi.
Şimdi “yaşlı” olduğu için ona dokunulmaması gerektiğini savunanlar var.
Doğrusu, bu toprakların geleneklerinden olan “yaşlıya hürmet”, benim de paylaştığım, her zaman haklı bulmasam da “anlaşılır” bulduğum bir davranış biçimidir ama Evren gibi “Asmayalım da besleyelim mi” diyen birisi için geçerli değildir.
Evren, insanlık suçu işledi.
Darbe yaparak, ülkesine ve toplumuna ihanet etti.
Kaç yaşına gelirse gelsin “hürmeti” hak etmeyen bir suçludur benim gözümde.
Evren’in “darbecilikten” sorguya çekildiğini görmek bile o günlerin acılarını hatırlayanlar için çok önemli bir olaydır.
Evren’in ifadesinin alınmasından iki gün önce de eski Özel Harekât’çı polislerden Ayhan Çarkın “faili meçhul” cinayetlerle ilgili bilgiler verdi.
Polislerin insanları yakalayıp nasıl öldürdüklerini anlattı.
Götürüp götürüp öldürüyorlarmış.
Öldürmeye o kadar alışmışlar ki polislerden biri Çarkın’a bir UZI verip, “Al bakalım bacanak, sen de milli ol” diyerek bir kurbanı öldürmesini istemiş.
Çarkın niye öldürdüklerini sorduğunda da bunun “devletin” emri olduğunu söylemişler.
Ayhan Çarkın’ın ifadeleri ve bundan sonra olacak hukuki gelişmeler, büyük bir ihtimalle Susurluk-Ergenekon hattında işlenen korkunç suçları, karanlık bağlantıları, devletin mafyalaşmasını ve bütün bunların suçlularını ortaya çıkaracak.
Yazının devamını okumak için tıklayın.