Rauf Denktaş’ı dün sonsuzluğa yolcu ettiler.
“Ölülerinizi hayırla yâd ediniz” diyen bir anlayışın çocuklarıyız, ölüme ve ölüye saygı göstermenin esas olduğunu, bu dünyayla ilgili hesaplaşmaların ölümle sona erdiğini biliyoruz.
Kendisini yakından tanıyanların anlattığına göre Rauf Bey, zeki, sempatik, esprili, yetenekli bir insanmış.
Allah rahmet eylesin.
Bunu söylemek boynumuzun borcu ama Rauf Denktaş, kendisiyle değil ama “temsil ettiği” zihniyetle, o zihniyetin bu topluma, milyonlarca insana verdiği zararla hesaplaşmamız gereken bir “simge” aynı zamanda.
AKP’nin ilk zamanlarındaki o hayranlık verici cesaretiyle öncülük ettiği Annan Planı fırsatının kaçırılmasını, Kıbrıs Cumhuriyeti Avrupa Birliği’ne üye olurken Kıbrıslı Türklerin hiçbir anlama gelmeyen, kimsenin tanımadığı KKTC’de hapis kalmasının mimarı Rauf Denktaş ve onun arkasındaki zihniyettir.
Denktaş’ın tek yaptığı bu değildir.
Kıbrıs’ın Türk kesiminin bir kontrgerilla merkezi olmasında, oranın uyuşturucu ve silah kaçakçılığının odağına oturmasında, hesabı sorulmayan cinayetlere sahne olmasında da vebali büyüktür.
Denktaş’ın Türkiye’deki müttefikleri bugün Ergenekon’dan yargılanıyor.
Ama biz bir bakıyoruz, televizyonlar günlerdir Denktaş güzellemeleriyle dolu, bir bakıyoruz AKP iktidarı Kıbrıs’a en büyük kötülüğü yapan anlayışın temsilcisinin cenazesine en üst düzeyden katılıyor, bir bakıyoruz resmî demeçlerle Denktaş anlayışı kutsallaştırılıyor.
AKP, iktidarının ilk yıllarında haklı bir biçimde mücadele ettiği Denktaş zihniyetiyle bugün barışıyor, bu anlayışı yüceltiyor, bu anlayışı yeniden diriltiyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.