Bugün ciddi bir kavga yaşanıyor Türkiye’de.
Neyin kavgasını yapıyoruz?
Basit olarak anlattığımızda iki temel görüş ve iki temel grup var.
Biri, devletin, halkın iradesiyle işbaşına gelen parlamentoyu ve siyasi iktidarı yönetmesini istiyor.
İkincisi, halkın iradesinin belirlediği parlamentonun ve siyasi iktidarın, devleti yönetmesini istiyor.
Kavganın özü bu.
Zaten tarafların neleri savunduklarına bakarsanız, bunu açıkça görürsünüz.
Bu önemli Anayasa değişikliklerini için yapılan referandumda bu değişikliğe karşı çıkanlar, ordunun ve yargının siyasi iktidarları denetleyecek bir güce sahip olması fikrini destekliyorlar.
Ordu, kendi kendini çok hırpaladığı, çok fazla hata yaptığı, kendini çok fazla eskittiği için artık bu kavgada eskisi kadar önemli değil.
Asıl kavga “yargı” üzerinden devam ediyor.
Bu Anayasa değişikliği, “yüksek yargının” siyaseti sınırlama gücünü buduyor, yargıyı “evrensel” ölçülerde olması gereken yere çekiyor.
Bu neden çok önemli?
Çünkü siz yüksek yargının bu gücünü kısıtlayamazsanız, “halkın iradesini” güçlü kılacak hiçbir anayasa değişikliğini gerçekleştiremezsiniz.
Bugünkü yapısı ve gücüyle “yüksek yargı” her demokratik adımı engeller.
Demokratik değişimleri gerçekleştirebilmek için mutlaka bu engelin yıkılması gerekir.
Referandumda oylayacağımız değişiklikler de zaten bunu yapıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.