Önce, iyiden iyiye çıldıran Kaddafi’nin kan gölüne çevirdiği Libya’dan vatandaşlarımızı tahliye etmek konusunda gerçekten büyük bir başarı gösteren Hükümet’i, Başbakan’ı, Dışişleri Bakanı’nı, görev alan bütün diplomatları, denizcileri, askerleri bir kutlayalım.
Çok zor koşular altında böyle bir sorunu çözmeleri gerçekten büyük bir başarıdır.
Elbirliğiyle böyle bir organizasyon gerçekleştirmek, o cehennemden insanları çıkartmak öyle kolayından bir iş değil.
Bu insanları ve bu çalışmayı kutlayıp hakkaniyet borcumuzu eda ettikten sonra gelelim asıl sorunumuza.
AKP hükümetinin garip bir alışkanlığı var.
Dünyanın projektörlerinin döndüğü olaylarda sahneye çıktıklarında herkesin ilgisini çekecek işler yapıyorlar.
Ama yeryüzü projektörlerinin parıldatmadığı alanlarda büyük günahlar işliyorlar.
AKP iktidara geldiğinden bu yana bu ülkede kaç işçi “iş kazalarında” can verdi, tam sayısını bilmiyorum.
Davutpaşa’da, Tuzla’da, Zonguldak’ta, OSTİM’de, Anadolu’daki diğer madenlerde ardı ardına işçiler hayatlarını kaybettiler.
Ne iktidarın, ne muhalefetin, ne de medyanın sahip çıktığı işçiler katliama uğramışçasına ölüyorlar.
Sadece Avrupa Birliği, kimsenin aldırmadığı raporlar yazarak, çalışma koşullarının düzenlenmesini, OSTİM gibi sahipsiz bölgelerde denetimler oluşturulmasını istiyor.
Ama kulak asan olmuyor.
Son olarak da Afşin’deki Çöllolar Kömür Ocağı’nda ardı ardına meydana gelen iki göçükte işçiler öldü, dokuz kişi hâlâ göçük altında.
Yazının devamını okumak için tıklayın.