1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:37
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 31.08.2008
Ahmet Altan
Keçiören
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Keçiören Ahmet Altan - Keçiören Ahmet Altan - Keçiören Ahmet Altan - Keçiören Ahmet Altan - Keçiören Ahmet Altan - Keçiören Ahmet Altan - Keçiören Ahmet Altan - Keçiören
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Mafya romantizmini anlatan filmleri severim.

Hayatlarını ortaya koyan insanların birbirleriyle çatışması, büyük güvenlik güçlerinin elinden kurtulmaya uğraşması, dostlukları, ihanetleri, bunların arasına bir aşk sığdırmaya uğraşmaları hep ilgi çekicidir.

Böyle filmlerde genellikle mafyayı tutarsınız.

Ama dar bir yerde, bir mahallede, bir köyde, bir kasabada, mafya yönetimle elele vererek oradaki çaresiz insanlara zulmetmeye başladığında, romantizm biter, rezilce bir baskı başlar.

Öyle filmlerde mafyanın ezdiği insanlarla bir hissedersiniz kendinizi.

Keçiören’deki insanların polis kayıtlarına geçmiş şikâyetlerini okuduğumda doğrusu içim öfkeyle doldu.

Onların nasıl insafsızca sahipsiz bırakıldıklarını hissettim.

Dikkatlerin Keçiören’e dönmesi, biliyorsunuz, oradaki zabıtaların bir büfeciyi çivili sopalarla dövmesiyle başladı.

Bir dükkâna girip oradaki insanı vahşice dövüyorlardı.

Önce mesele bir “içki” meselesi olarak algılandı.

AKP’li belediye başkanıyla adamlarının, bölgede içki satışından hoşlanmadıkları için bu satışı zorbalıkla engelledikleri görüntüsü yayıldı.

Ama olaya biraz daha yakından bakınca gerçeklerin pek öyle olmadığı anlaşıldı.

Zulüm vardı.

İnsanları eziyorlardı.

Dövüyorlardı.

Korkutuyorlardı.

Sindiriyorlardı.

Yaptıklarının da ne dinle ne imanla alakası vardı.

Anlaşıldığı kadarıyla orası ciddi bir çıkar grubunun eline geçmişti.

Büfeciyi döven zabıtaların şefinin bir çeteciyle ilişkileri ve telefon kayıtları çıktı önce ortaya.

Bölgeyi haraca kesen çeteci ise Ergenekon sanığı başka bir mafya reisine bağlıydı.

Keçiören halkı, zabıtalarla Mafyanın ortak baskısı altına girmişti şikâyetçilere göre.

Mafya hoşlanmadığı insanların dükkânlarını basıyor, şikâyetçi olanları kurşunluyor, buna karşı çıkan ve polise şikâyette bulunan olursa onların işyerleri de çeşitli nedenlerle belediye tarafından kapatılıyordu.

Belediye başkanı şikâyetleri dinlemiyordu.

Bütün bunları şikâyetçilerin poliste verdikleri ifadelerden okudum.

Ben okudum ama Ankara’nın burnunun dibindeki olaylarla ilgili hükümetin üyeleri de, başbakan da tek satır okumamıştı.

Hiç kimse Keçiören Zabıta Müdürü'nün bir çete reisiyle bağlantısı olmasından rahatsızlık duymamıştı.

Niye öyle birinin zabıta müdürü yapıldığını sormamıştı.

AKP, bir yandan Ergenekon’da “sonuna kadar” gidilmesini destekler gibi duruyordu ama bir yandan da kendine bağlı bir belediye bölgesinde Ergenekon sanıklarıyla bağlantılı bir çetenin cirit atmasına aldırmıyordu.

Oradaki insanlara yardım etmek için kılını bile kıpırdatmıyordu.

AKP yönetimine göre, AKP’lilerin Ergenekon bağlantılı ilişkiler kurması doğal mı?

Çetelerle işbirliği yapması serbest mi?

Niye bugüne kadar o ilçede neler olup bittiğini merak etmediler?

Niye hiçbir Ankara milletvekili gidip oradaki şikâyetçi esnafı dinlemedi?

Haraç vermeyen bir kasap dükkânının kurşunlanması, dükkân sahibinin silahla karşılık vermesi üzerine çatışma çıkması hiç mi kimsenin dikkatini çekmez?

Bu sahneye tanık olan bir kuaför kadının susturulması hiç mi merak edilmez?

Kimse şikâyetçilerin ifadelerini okumaz mı?

Zabıta müdürünün polis kayıtlarına geçen ilişkileri soruşturulmaz mı?

AKP, kendi adamlarına karşı fazla “yumuşak” gözüküyor.

Şaban Dişli’nin “yolsuzluk” iddiaları onlarda hızlı bir refleks yaratmıyor.

Yavaş davranıyorlar.

Kendilerine ait belediyelerde olanlara da sırtlarını dönüyorlar.

Başbakan, bir yarım saatini ayırıp Keçiören’deki şikâyetçi insanların ifadelerini bir okusun.

Orada bir zorbalık yaşanıyor.

Üstelik bir de buna din kisvesi giydiriliyor.

Din adına baskı yapma hakkına kimse sahip değil.

Bu her açıdan suç.

Bir kere buna tevessül eden bütün AKP belediyeleri engellenmeli.

Ama bir de haraç işlerine “din” maskesi takanlar var.

Keçiören Belediye Başkanı, çetelerle ilişkisi kayıtlara geçmiş birini niye zabıta müdürü yaptığını açıklamalı.

Sonra o bölgeyi haraca kestiği söylenen çetenin reisiyle nasıl bir yakınlığı olduğu konusunda bilgi vermeli.

Hükümet, bu ilçedeki insanların şikâyetlerini dinlemeli.

“Sırf AKP düşmanlığından böyle ifadeler veriyorlar” derlerse eğer, onlara hemen zabıta müdürünün çete reisiyle yaptığı konuşmaların kayıtlarını okumalarını öneririm.

AKP’nin ciddi bir “samimiyet” sorunu var.

Yolsuzluğa, suça karşı olduğunu söylüyor ama bu işleri yapanlar AKP’li olduğu vakit ciddi tepkiler göstermiyor.

Neden?

Bir iktidar, ülkedeki pislikleri temizlemek istediğini söylediğinde önce kendi içinden başlamalı.

Keçiören’e bir baksınlar.

Ben baktım, dehşete düştüm.

Bakalım onlar baktığında neler hissedecekler.

Bakarlarsa tabii.

Kendi üyelerinin yaptıklarına bakmaktan hoşlanmıyor gibi duruyorlar çünkü.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Keçiören - Ahmet Altan
03.09.2010 06:37:26