Sanırım birisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun görebileceği her yere şu muhteşem sözü asmalı:
“Zehri yapan dozdur.”
Biz, Deniz Feneri davasıyla, özellikle üç savcının görevden alınmasından sonra yakından ilgileniyoruz.
Hukuka siyasetin elinin girmiş olmasından kuşkuluyuz, bu kuşkumuz da geçmiş değil.
Taraf’ın medyaya armağan ettiği parlak isimlerin en yenilerinden biri olan Arzu Yıldız bu konuda çok detaylı haberler hazırladı, hepsini yayımladık.
Dosyaya Arzu sayesinde biz de epeyce hâkimiz.
Onun için Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu davayla ilgili açıklamasını ilgiyle bekledim.
Elindeki bir dosyayı sallayarak, “Köstebek Beşir Atalay’dır” dedi.
Ama ne dosyayı, ne de bu iddiasını dayandırdığı belgeyi gösterdi.
Sadece dosya sallayarak bir adamı suçlayamazsınız.
Bunu vaktiyle Amerika’da McCarthy yapmıştı, hiç açmadığı bir çantayı sürekli göstererek herkesi komünist ajanı olmakla suçlamış, büyük bir “cadı avı” başlatmıştı.
Sonunda “çantanın” boş olduğu ortaya çıktı, McCarthy de utanç içinde öldü.
Ama arada çok acı çekildi.
Bir ana muhalefet lideri, bir başbakan yardımcısını bu kadar ciddi bir şekilde suçladığında mutlaka belge gösterir ve o başbakan yardımcısı da istifa etmek zorunda kalır.
Aksi takdirde ne muhalefet liderinin ne de partisinin ağırlığı kalır.
Galiba Kılıçdaroğlu’nun elinde bizim de görüp yayımladığımız belgeler var.
O belgeler, Deniz Feneri davasında, sanıkları yapılacak aramalar konusunda uyaran “üç köstebeğin” de o sıralarda İçişleri Bakanı olan Beşir Atalay’ın yakın çevresinden olduğunu gösteriyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.