Bir akşam bizim lisenin son sınıf öğrencileri okulun “seyahat kulübüne” ait cipini çalıp devirmişler.
Gecenin geç bir saatinde okulun müdürü Mr. Bull bütün yatılıları arka bahçeye toplayıp bir konuşma yaptı.
Konuşmasına, “insanlar ikiye ayrılır” diye başladı, “bildiğimiz normal insanlar ve öğrenciler”.
Çok gülmüştüm.
Bu “ikiye ayrılır” tanımlamasını da sonra her eğlenmek istediğimde kullanmıştım.
Dün bir haber yayınladık.
Dengir Mir Mehmet Fırat’ın ortağı gazeteyi arayıp “derdini” anlattı.
Onun sözlerini yayınlayınca birçok dostumuz bizi aradı, “sizi herkes AKP’li sanıyor, şimdi daha çok inanacaklar” dediler.
O zaman Mr. Bull aklıma geldi.
“İnsanlar ikiye ayrılır, bildiğimiz normal insanlar ve herkes ne der diye aldırmayanlar.”
Biliyorum, herkes, “herkes ne der” diye düşünür.
Belki de “herkesin” ortak özelliği budur.
Herkes, herkesten korkar.
Bir lanet gibidir bu laf, insanlar tutulup kalırlar bu laf karşısında.
“Herkes ne der?”
Kibrimi affedin ama biz bu laftan hiç hoşlanmayız.
Bir adam bize derdini anlatmış, haklı gözüküyor.
Biz onun dediklerini yazarız.
İnsanları koruyabilmek için gazete çıkartıyoruz.
Kim oldukları hiç önemli değil.
Emin olun, kimin ne dediği de önemli değil.
Doğru olduğuna inandığımız sürece biz her haberi koyarız bu gazeteye.
Ha, onun aksini söyleyip kanıtlayan olursa onu da koyarız, onu söyleyenin de kim olduğu önemli değil.
Yazının devamını okumak için tıklayın.