1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:21
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 10.09.2009
Ahmet Altan
Kim öldürdü?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Kim öldürdü? Ahmet Altan - Kim öldürdü? Ahmet Altan - Kim öldürdü? Ahmet Altan - Kim öldürdü? Ahmet Altan - Kim öldürdü? Ahmet Altan - Kim öldürdü? Ahmet Altan - Kim öldürdü? Ahmet Altan - Kim öldürdü?
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
İnsanlık, yaratıldığından beri doğayla başa çıkmaya çalışır.

Uygarlık, doğanın şiddetine mağlup olmamayı öğrenmek demektir zaten.

Deprem gelir, yıkar.

Sen yıkılmayacak bina yapmayı öğrenirsin.

Sel gelir boğar.

Sen, bentler, barajlar yaparak seli durduracak çareler bulmayı öğrenirsin.

Ya da öğrenmez, aldırmaz, insanları ölüme teslim edersin.

Meteoroloji, günlerden beri çok şiddetli yağışların geleceğini söylüyordu.

Aldırmadık.

Yağışlar geldi, Trakya’yı vurdu, yedi kişi öldü.

Meteoroloji, ertesi gün yağışların İstanbul’a geleceğini söyledi.

Trakya’da yaşananlar, İstanbul’da neler yaşanacağını göstermişti.

Gene aldırmadık.

Sabaha karşı sel geldi ve İstanbul’da yirmi dört kişi öldü.

Doğal afet mi öldürmüş oldu şimdi bu insanları?

Seksen yıldır görülmemiş şiddette yağmurlar yağmış.

Yağmurun çok şiddetli yağdığı anlaşılıyor, tamam.

Peki, biz ne yaptık bu yağmurlara karşı?

Ne tedbir aldık?

Hiç.

Bu sadece bugünün işi değil.

Dün İkitelli’de taşan Ayamama Deresi on dört yıl önce de taşmıştı.

Üstüne beton dökmüşler.

Derenin üstündeki beton zemine de matbaalar, TIR parkları yapmışlar.

Dere, o beton zemine rağmen taştı.

Daha önce, bu betonun yeterli olmayacağını söyleyen hiç uzman çıkmadı mı?

Bu kadar mı bilgisiz ve yetersiziz?

Diyelim ki hiçbir uzmanımız yok, peki Trakya’da yaşananlar bize hiç mi bir şey söylemedi?

Derenin çevresindeki TIR parklarını boşaltamaz mıydık?

O bölgedeki trafiği kesemez miydik?

İşyerlerini bir günlüğüne kapatamaz mıydık?

Hepsini yapabilirdik ama hiç birini yapmadık.

Çünkü biz bilime, akla, önleme inanmayız.

Ölecek olanlar “fakir insanlarsa” kimsenin kılı kıpırdamaz bu ülkede.

Devlet, yıllar öncesinden alması gereken önlemleri almamış.

Belediye hiç umursamamış.

Meteorolojinin uyarılarına aldırmamış, selin ortasında belediye otobüsleri duruyor, belediye uyarıları ciddiye almış olsa oraları boşaltır, kendi otobüs seferlerini de iptal ederdi.

Meteorolojiye inanmamışlar, Trakya’da olanları görmezden gelmişler.

Sadece devlet ve belediye de değil insanlara böyle vahşice davranan…

İşverenler de aynı insafsızlığı paylaşıyor.

Bir tekstil firması işçilerini penceresi, kapısı olmayan bir minibüse tıkıştırmış.

Minibüs selin ortasında kalınca, arabanın ön tarafında oturanlar kendilerini dışarı atmışlar ama arkadakiler çıkacak ne bir kapı, ne bir pencere bulmuşlar.

Yedi kadın o minibüsün içinde boğulmuş.

Bu insanların ölmemesi mümkün müydü?

Mümkündü.

O zavallı kurbanlar gelişmiş bir ülkenin vatandaşları olsalardı ölmeyeceklerdi.

Türkiye’de doğdukları için öldüler.

Aynı Güneydoğu’da ölüp duran çocuklarımız gibi yaşayabilecekken sadece bu ülkenin “seçkinlerinin” aldırmazlığı yüzünden ölüp duruyor insanlarımız.

Çünkü bizim devletimiz, sadece “devlet yöneticilerini” koruyabilmek için örgütlenmiş, sıradan insanlarına boşvermiş.

Ülkenin her yanında boş yere ölüyor insanlar.

Şiddetli bir yağmur yağınca Rize’de, Gümüşhane’de, Tekirdağ’da insanlar boğuluyor.

Deprem vuruyor, kötü yapılmış binalar çöküyor, binlerce insan can veriyor.

Hiç olmaması gereken bir savaş uzayıp gidiyor, evlere genç insanların tabutları gönderiliyor.

İnsanını böylesine öldüren bir devlet olur mu?

Bu ülkeyi yönetenlerin birinin kılına halel gelse hep beraber ayağa kalkarlar, önlem üzerine önlem alırlar ama sıra halka geldi mi başlarını çevirip bakmazlar bile.

Zaten bütün sloganları, bütün nutukları, bütün konuşmaları “devlet, vatan, bayrak” üstüne, siz insandan bahsedenine rastladınız mı hiç?

“Ülkeyi böldürmeyiz” diye atılan nutukların sayısı belli değil, üniformayı giyen, cüppeyi sırtına geçiren, bir partiye yönetici olan “yüce devlet” diye başlıyor nutuk atmaya, “yüce insan” lafını hiç duydunuz mu?

Bu ülkeyi seksen yıldan beri yönetenlerin nutuklarını bir tarasak, bir baksak, kaç kere “devlet” demişler, kaç kere “insan” demişler.

Devlete tapıyorlar.

İnsanları öldürüyorlar.

Bu ülkede insanlar “afetten” ölmüyor, “devletten” ölüyor.

Bizim “öldüren” bu devleti değiştirip, “yaşatan” bir devlet kurmamız gerekiyor, yoksa yağmurda, depremde, savaşta ölür dururuz.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Kim öldürdü? - Ahmet Altan
03.09.2010 06:21:46