Bizim ülkeyle ve insanlarımızla ilgili araştırmalar arttıkça bazı şeyleri daha iyi anlayabiliyoruz.
Neden milli marşımızın “korkma” diye başladığını mesela...
Çünkü korkuyoruz.
Neredeyse milli karakterimiz olmuş bu.
Kaç milletin milli marşı halkına “korkma” diye seslenerek başlar sizce?
Nasıl bir ruh halinin cevabıdır bu?
Niye bu korku?
Son yapılan bir araştırma “yabancıları” hiç sevmediğimizi, onlara hiç güvenmediğimizi göstermiş.
Dünyanın en “sevgisiz” milletlerinden biriyiz.
Gezegenimizin üstündeki diğer canlılara pek güvenmiyoruz.
Galiba Birinci Dünya Savaşı travmasını bir türlü atlatamıyoruz.
Bu eğitim sistemi ve yalanlarla dolu bu tarih kitaplarıyla da pek atlatacağımız yok.
Kuşaktan kuşağa bir “kötülüğe” uğradığımız duygusu aktarılıp duruyor.
Savaşa durduk yerde giren biziz.
Hazırlıksız ve yorgun bir orduyla yenilen de biziz.
Bunun için neden başkalarına kızıyoruz?
Çünkü bize şunu öğretiyorlar, “biz yenilmeyiz, yenildiysek bir kalleşlik yapmışlardır.”
Bu doğru değil.
Her ülke yenilir, biz de çok yenildik.
Sizin tahmin ettiğinizden daha fazla yenildik üstelik.
Osmanlı’nın son dönemlerinde neredeyse hiç galibiyet yüzü görmedik.
Hiçbir savaşa hesaplı kitaplı girmedik.
“Biz savaşa hazır değiliz” diyenler Osmanlı’da “hain” ilan edildi.
Bugün bile savaş yerine barışı tercih edenler “hain” ilan edilir bu ülkede.
Yalanı gerçekten daha çok seviyoruz çünkü.
Yazının devamını okumak için tıklayın.